Zerzavatın suçu ne?

“Çiftçinin üretimden vazgeçmesinin en önemli nedeni girdi fiyatlarındaki artışın, ürün fiyatlarının çok üzerinde artması ve kâr edemeyişidir.”

Son dönemde yüksek çıkan enflasyon oranlarının günah keçisi olarak gıda fiyatları ilan edildi. Sorunun gerçek nedenlerini ortadan kaldırmak yerine, enflasyon oranının düşük çıkması için geçici çözümlerden sonuç alınmaya çalışılıyor. Yıllardır üretimin artırılması, bunun için girdi fiyatlarının azaltılarak, çiftçinin karlı üretim yapabilmesinin sağlanması önerileri dikkate alınmadı. İthalat kolaycılığına dayalı popülist politikalar tercih edildi. Son gelinen noktada soğan depolarının basılması da çözüm olmayınca, belediyeler eliyle maliyetine tanzim satış yapılması uygulamasına başlandı.

Öncelikli sorunumuz çiftçinin karlı üretim yapamaması nedeniyle, üretimden vazgeçmesidir. 2004 yılından bugüne kadar tarım alanımız 3.4 milyon hektar azalmıştır. Bu alan Belçika’nın yüzölçümünden fazla bir alana karşılık gelmektedir.

Çizelge-1 Tarım Alanlarımızda Değişim

Üretim yapılan alanlar ve buna bağlı olarak üretim miktarımız da gün geçtikçe azalmaktadır. Söz konusu ürünlerin ekim alanlarına incelendiğinde,  bu durum açıklıkla görülmektedir. Biber, domates, salatalık, ıspanak, patlıcan, soğan ve patates piyasa fiyatlarının düşürülmesi amacıyla belediyelerin açtıkları tanzim satış noktalarında satışa sunuldu. Bu yöntemle çözüm yolu aramak sadece günübirlik bir rahatlamaktan öteye gitmeyecektir.

Çizelge-2 Satışa Sunulan Ürünlerin Ekim Alanları (ha)

Kaynak; TUİK

Son on yılda ekim alanlarına bakıldığında, sadece salçalık biber ekim alanlarında bir artış olduğu, diğer ürünlerin ekim alanlarında azalış olduğu görülmektedir. Konunun üretim boyutuna bakılacak olunursa, karşımıza aşağıdaki tablo çıkmaktadır.

Çizelge-3 Satışa Sunulan Ürünlerin Üretim Miktarı (ton)

Kaynak; TUİK

Son on yıldaki üretim miktarına bakıldığında, ekim yapılan alanın azalmasına karşın, üretimde bir miktar artış meydana geldiği görülmektedir. İstatistiki verinin doğruluğu tartışmasına girmeden, artışın verim artışından kaynaklandığı kabul edildiğinde, bu sonuçlar halkımızın gıda ihtiyacının karşılanması açısından olumlu olarak değerlendirilebilir. Ancak bu saptamanın isabeti, aynı dönemdeki ülke nüfusu ve kişi başına düşen üretim miktarının dikkate alınmasını gerektirmektedir.

Çizelge-4 Satışa Sunulan Ürünlerin Kişi Başı Üretim Miktarı (Kg)

Kaynak; TUİK

Çizelge incelendiğinde ilk göze çarpan son on yılda salçalık biber, sivri biber, sofralık domates dışındaki ürünlerin kişi başı üretiminde azalma olduğudur. Bu veriler incelerken ülkemizde bulunan 4 milyona yakın Suriyeli mülteci de dikkate alınırsa, üretimimizin, kişi başına düşen üretim miktarının yıllar içinde görülenden daha fazla azaldığı daha iyi anlaşılacaktır.

Bu veriler tanzim satış yoluyla ürün fiyatlarında kısa bir süre düşüş yaşansa da, üretimimizi artırmadığımız, çiftçimizi üretim süreçlerine sokamadığımız sürece sorunların artarak devam edeceğidir. Çiftçinin üretimden vazgeçmesinin en önemli nedeni girdi fiyatlarındaki artışın, ürün fiyatlarının çok üzerinde artması ve kâr edemeyişidir.

Çizelge-5 Satışa Sunulan Ürünlerin Fiyatı (Kg/TL)

Kaynak: TÜİK

Ürün fiyatların, daha iyi anlaşılabilmesi için 2009 yılını baz kabul edilip, yıllık enflasyon dikkate alındığında karşımıza aşağıdaki tablo çıkmaktadır.

Çizelge-6 Satışa Sunulan Ürünlerin Fiyatı (Kg/TL) baz değer 2009=100

2009 yılı 100 baz kabul edildiğinde, enflasyon 2017 yılında 192’ye ulaşmaktadır. Bu değerin altında kalan her türlü ürün fiyatı, çiftçinin enflasyon karşısında reel olarak zarar ettiğini göstermektedir. Çizelge incelendiğinde görüleceği üzere, ürünlerin tümünün fiyatı enflasyon artışının gerisinde kalmıştır.

Çözüm Önerilerimiz:

Gıda fiyatlarının artışı ile ilgili olarak yapılması gereken, öncelikle sorunun doğru olarak saptanıp, bu sorunu giderici, kalıcı çözümlerin üretilmesi, üretim artışını sağlayacak, çiftçilerin kârlı bir üretim yapmasını mümkün kılacak politikaların gecikmeksizin uygulamaya konulmasıdır.

Üretim artışını sağlamak için; girdi maliyetleri düşürülmeli, doğal afetlere karşı önlemler alınmalı, ürünün tüketiciye ulaştırılmasında yaşanan sıkıntılar çözülmeli, uzun vadeli tarım politikaları oluşturularak üretici desteklenmeli, üretim planlaması yapılmalı, kooperatifçilik geliştirilmeli, ithalatın bir çözüm yolu olmadığını kabul ederek üreticimize yeterli destek verilmelidir.

Bilinmelidir ki: Tarımın sorunları çözülmeden gıda fiyatları düşmez.

13 Şubat 2019

TMMOB/ Ziraat Mühendisleri Odası