Türkiye ve CHP gerçeği! – Feyzullah Tunç

24 Haziran seçimleri geçti, bu süre içerisinde, Türkiye’de zamlar peş peşe sıralandı, dolar, euro aldı başını gitti.

Dış borç beklenenin üzerinden çıktı.

Çorlu’da trenin raylardan çıkması sonucu yaşanan “kaza”da -en az- 24 insan hayatını kaybetti.

Özel harekât polisleri, korucu karakoluna bombalı saldırı gerçekleştirdi.

Çocuk tacizleri, tecavüzleri her geçen gün daha da hız kazandı.

Kadın cinayetleri, saldırılar alabildiğine olağanlaştı.

LGBTİ bireyleri söylemiyorum zaten, onlar yaratılan toplum gözünde birer “ucube” olarak her zaman saldırılmaya, tecavüze uğramaya ve hatta öldürülmesi gerekenler olarak yerlerinde duruyor.

Peki CHP tüm bunların neresinde, ne yapıyor, bunlar ve daha fazlası için?

Türkiye’de şimdiye kadar yapılmış seçimlerdeki en büyük hırsızlık yapıldı, insanların gelecekleri çalındı. Seçim öncesi onca ümit, onca çaba, onca emek, seçim günü, CHP adayının “ADAM KAZANDI” sözü ile yerle yeksan edildi.

Sayın İnce ve CHP yönetimi, halkın umudu ile oynadılar aslında.

Nerede seçimde 50 bin avukat, nerede “siz sandıklara sahip çıkın, ben YSK’yı hâllederim” diyen “yiğit”? Sabahlara kadar il-ilçe seçim kurullarında bekleyen ve her şeyi göze alan insanların heba edilen emeklerine hiç mi acımadınız?

Sayın İnce, halka gerçeği açıklamak mecburiyetindesiniz.

Geri planda Tayyip’gillerle ne görüştünüz, nasıl bir anlaşma içine girdiniz ki, bu halkı yüz üstü bırakabildiniz böyle?

Yoksa sizler de halkın geleceği söylemi ile yola çıkıp, devletin bekaası için devletçi geleneğinizden vazgeçmeyi kendinize yediremediniz mi?

Bunun için mi, koskoca ülkeyi, bir diktatörün eline teslim edebildiniz?

Şu an ülkede yaşayan herkesin yaşamı, bir diktatörün iki dudağı arasında ve bunun en büyük sorumlusu CHP ve sizsiniz Sayın İnce.

Alman Rahip Martin Niemöller’in o herkes tarafından bilinen sözünü siz de bilirsiniz, hani şu;

“Naziler önce komünistler için geldiler, bir şey demedim çünkü komünist değildim.
Sonra Yahudiler için geldiler ve bir şey demedim çünkü Yahudi değildim.
Sonra sendikacılar için geldiler ve bir şey demedim çünkü sendikacı değildim.
Sonra Katolikler için geldiler ve bir şey demedim çünkü Katolik değildim.
Ve sonra benim için geldiklerinde ise çevremde benim için bir şeyler diyecek kimse kalmamıştı.”

Eğer CHP bu çizgisinden vazgeçmezse bu ateş sizi de yakacak ve o zaman sizin için ses çıkaracak kimse olmayacak etrafınızda. Artık dönün ve doğru yerde mücadele etmeye çalışın.

Halkın umutları ile, beklentileri ile oynayıp, toplumu ters köşe yapmaktan vazgeçin.

Sizin koruyup kollamaya çalıştığınız devletçi geleneğiniz Tayyip’giller ve onların gizli anlaşmalar yaptığı karanlıkta güçler vasıtası ile yıkılıyor.

Gerçekliği olmasa dahi, oluşturulmak istenen, HDP’nin, CHP’nin yardımı ile parlamentoya girdiği yönündeki algı ile HDP’nin “terörist” bir örgüt olduğu ve CHP’nin de bu “teröristlere” yardım ettiği şeklindedir.

Tayyip’in kendisinin önünde engel olarak gördüğü veya engel olabileceğini düşündüğü herkese yönelik yaptığı operasyonlar yarın sizin kapınızı çalacak.

CHP “devletin bekası” ile demokratik hukuk devleti arasındaki tercihini yanlış yerde kullanmış ve milyonlarca insanın güvenini, umudunu yerle bir etmiştir. Bu yeni rejim zaten CHP’nin sonunu hazırlayacaktır.

Ya da CHP her zaman yaptığı gibi, yeni rejimin yedek lastiği gibi davranıp her fırsatta, Tayyip’in her sıkıştığı durumda yardım elini uzatmaktan çekinmeyecektir.

CHP kimdir, nerededir?

Ya halkçı olun artık! Ya devletçi geleneğinizi tam olarak ortaya koyun.

Hem nalına, hem mıhına vurarak, 80 milyonluk koskoca bir ülkenin geleceği ile oynamayın.

Çocuklarımızın geleceği, 24 Haziran akşamı, adamın “adam kazandı” sözü ile karanlığa büründü. Ülkenin ve toplumun geleceği sizin “bekaa” sorununuzda kitlendi kaldı. CHP şapkayı önüne koyup bu halka hesap vermek zorundadır.

Ülkede ne yasa kaldı, ne yargı ve ne de yürütme. Her şey şizofren bir diktatörün iki dudağında artık.

Hukuk okumayanlar hakim olabilecek, hayvanat bahçesi müdürü TUBİTAK’a başkan olabilecek.

Anayasa değişikliği ile dokunulmazlıklar sadece Türkiye’nin 3. büyük partisini kapsayacak şekilde değiştirilecek.

Mezun olan öğrenciler mezuniyet törenlerinde açtıkları pankart nedeni ile gözaltına alınıp tutuklanacak.

Soma’da resmî olarak 301 insanın yaşamını yitirdiği katliamda, kimse ceza almayacak.

Suudi kralı öldüğünde ulusal yas ilan eden diktatör 24 insanın yaşamını yitirdiği bu katliamda hiçbir şey olmamış gibi meclise giden Tayyip, çıkıp “namusu ve şerefi” üzerine yemin edecek.

Çocuklara, hayvanlara tecavüz edilip, kadınlar sokak ortasında öldürüldüğünde, yurtlarda kalan çocuklar tacize, tecavüze uğrarken, seçimlerdeki, hırsızlıklar, yolsuzluklar, gözümüzün içine sokulurken, LGBTİ bireyler saldırılara maruz kalıp öldürülürken, siz ne yaptınız eyyy CHP!

Tayyip meclise yemin etmek için geldiğinde ayağa kalkmadık dersiniz artık, gelecek kuşaklara…