Şubat 2. Hafta direniş güncesi… İŞÇİLER, DİRENEREK ÖĞRENİYOR, ÖĞRETİYOR…

Krizin yükünü işçilere yıkmak isteyen patronların/sermaye sınıfının işçi sınıfına yönelik saldırıları sürüyor. Konkordato yoluyla, iflas bahanesiyle hakları gasp edilen, alacaklarını alamayan işçilerin gerçek sayısını tespit edebilmek mümkün değil ama devletin patronlara sağladığı teşvikleri, muafiyetleri, kıyakları ilgili her işçi araştırıp görebilir.

Sermayenin tüm saldırılarına karşın, ısrar ve inatla direnen, birlikte ve örgütlü davranan işçilerin haberleri de çoğalıyor. Devlet, polisiyle, mahkemeleriyle bu mücadelede patronların yanında duruyor. Kuşkusuz, sessizce kenara çekilip kader diyen, intihar ederek, cinnet geçirerek kendine ve yakınlarına zarar veren işçiler, devlet ve patronlar nezdinde makbul işçi olsa gerek. Mesela, Makro Market patronları, dinen kul hakkı yemenin ne demek olduğunu bilmiyor olamaz ama kıdem tazminatı için, “caiz değildir” diyor… Acaba, diyanetin bu konuda da bir fetvası var mıdır?

TOKİ, Taş Yapı, Başakşehir Şehir Hastanesi işçilerinin; İzenerji, İzocam, Makro Market işçilerinin kazanımları, örgütlü olmanın ve mücadelenin gücüne örnektir. Toplu sözleşme dönemine girilmesiyle birlikte belediye işkolunda hareketlilik arttı. Taşerona kadro aldatmacası sorunları yumaklaştırdı. Bu konuda tok bir yanıtı İzmir’deki İZENERJİ işçileri verdi. Çok sayıda belediyede grev kararları alınmaya başlandı. İşçiler haklarına sahip çıkma konusunda kararlı.

İşçi sınıfı direnerek kendi deneyimlerinden öğreniyor, öğretiyor.

Direnerek öğreneceğiz, örgütlü güç ile kazanacağız!

Sendika hakkı için süren direnişler

Flormar Direnişi: Petrol İş sendikasına üye oldukları için işten atılan 132 işçinin fabrika önünde ki direnişi yaklaşık 9 aydır sürüyor. Kaymakamlık tarafından çadır ve soba kurmaları yasaklanmış olan işçiler, ilk günkü moral ve coşkuyla direnişine devam ediyor. Mevcut sendikal direnişlerin en büyüğü olan Flormar direnişi çoktan işçi sınıfına mal olmuş durumda. Direnişle dayanışma da devam ediyor. Sömestr tatili dolayısıyla öğrenci ziyaretlerine tanıklık eden direnişe, yurt içinde ve yurt dışında boykot ve destek eylemleri de devam ediyor. Direnişlerini ‘Flormar değil, direniş güzelleştirir ‘ sloganıyla simgeleyen işçiler, gelinen aşamada, biz kazanırsak işçi sınıfı kazanacak diyor.

Cargill direnişi: Bursa Orhangazi ‘de bulunan Cargill Fabrikasında 14 işçinin Türk İşe bağlı Tek Gıda İş sendikasına üye oldukları için işten atılmaları üzerine başlayan direnişleri 300 güne ulaştı. Direnişin gündem olması için sosyal medyada yapılan çağrıların yanısıra, direniş komitesinin kararıyla, çevre köylere yapılan ziyaretlerle destek isteniyor. Sınıf dayanışmasının eksik olmadığı direnişe, geçtiğimiz günlerde evinde yaptığı yemeklerle gelen bir köylü kadın, direnişçilere moral desteği oldu. 1 Şubatta, Flormar işçilerinin ziyaret ettiği Cargill Direnişi, 23 Şubat’ta, Erdal Erzincan, Mehmet Özer gibi sanatçıların destek vereceği bir dayanışma gecesine hazırlanıyor.

Tariş direnişi: DİSK’e bağlı Gıda İş sendikasına üye olmaları sonrasında, çalıştıkları Tariş Zeytinyağı fabrikasından işten atılan 7 işçinin direnişi 100 günü geride bıraktı. İzmir’deki emek güçlerinin desteğiyle 8 Şubat’ta fabrika önünde gerçekleştirilen miting, patronların ve polisin tüm engelleme çabalarına rağmen coşkulu geçti. Mitingde yapılan konuşmalarda, sendika hakkı kazanılana kadar direnişin sürdürüleceği vurgulandı.

Aydın Efeler direnişi: Aydın Büyükşehir Belediyesinde otobüs şoförü olarak çalışırken, DİSK’e bağlı Sosyal İş sendikasına üye oldukları için işten atılan işçilerin direnişi sürerken, işçilerin işe iade davaları mahkemelerde kazanımla devam ediyor. Direnişleri 7’nci aya giren ‘Efeler’, 8 Şubat’ta Tariş işçileriyle dayanışma mitingine katılarak kendilerini daha önce ziyarete gelen Tarişlileri selamladılar.

Araç muayene istasyonu direnişleri: DİSK’e bağlı Nakliyat İş sendikasına üye oldukları için Muğla (18 işçi), Eskişehir (15 işçi) ve Urfa’da (11 işçi) işten atılan işçilerin direnişleri, destek ziyaretleri, çeşitli eylem ve etkinliklerle sürüyor. Buradaki direnişlerde de ilk günkü gibi kararlılık hakim… Geçtiğimiz günlerde, Eskişehir Tüvtürk işçilerinin, aynı patrona ait Hilton Oteli önünde yaptığı eylem, patronlara ‘her yerde peşinizdeyiz ‘ der gibidir. İşçilerin bir kısmı direnişi Hilton Oteli önünde engellemelere rağmen sürüyor.

Sibaş direnişi: Türk İş’e bağlı Tek Gıda İş sendikasına üye oldukları için işten atılan yaklaşık 80 işçinin Aydın Söke’de bulunan fabrika önünde direnişi sürüyor. İşçiler kurdukları çadırın ilk günlerde jandarma tarafından sökülmesine rağmen, yerlerini terk etmedi. İkinci ayında olan direniş giderek daha kararlı ve örgütlü hale geliyor. Bu arada atılan işçilerin işe iade davaları da Söke Adliyesinde görülmeye başladı.

LC Waikiki önünde eylem: LC Waikiki’den sendikaya üye olduğu için işten atılan kadın işçi Seher Güllübudak için eylem yapıldı. Şirketin İstanbul Esenyurt deposu önünde yapılan eylemde konuşan Tez-Koop-İş sendikası temsilcisi Sinan Kahraman, Seher Güllübudak’ın işe geri alınmasını ve şirketin sendika karşıtı baskılara son vermesini istedi. LC Waikiki yönetiminin, işçilerin kendisine destek olmasını engellendiğini belirten işten atılan Seher Güllübudak da sonuna kadar direneceğini söyledi.

Salteks’te eylem: İstanbul Çatalca’da kurulu Salteks Tekstil’den TEKSİF’e üye oldukları için atılan 20 işçi, firma önünde eylem yaparak atılan işçilerin geri alınmasını ve sendikanın tanınmasını istedi. İDAŞ şirketinin de yüzde 50 hissedarı olduğu firma önünde TEKSİF sendikasının çağrısıyla yapılan eyleme Türk-İş’e bağlı bazı sendikaların temsilcileri de katılarak destek verdi.

Tank Palet direnişi: Geçtiğimiz Aralık ayında bir kararname ile özelleştirme kapsamına alınan Sakarya’daki Tank Palet fabrikasının özelleştirmesine karşı çıkan Harb-İş sendikası ve üyesi işçilerin kararı geri aldırmaya yönelik eylemleri devam ediyor. Ocak ayında Sakarya’da düzenlenen kitlesel mitingin ardından, sendikanın Ankara şubesi 6 Şubat’ta mesai sonrası İstanbul Yolu üzerindeki Erkunt Döküm Fabrikası önünde yüzlerce işçinin katılımıyla bir eylem gerçekleştirdi.

Zam talep eden işçilerin eylemleri

Asgari ücretin açıklanması sonrasında, iş yerlerinde maaş zamları belli olmaya başlarken, patronların birçok yerde maaşları asgari ücret seviyesine çekmeye başladığı görülüyor. Böylece, daha önce az da olsa asgari ücretin üstünde maaş alan işçiler, asgari ücret almaya başladı. Örneğin, asgari ücret alan bir işçi, AGİ içinde, 415 TL civarında zam alırken, daha önce 1.750, 1800 TL maaş alan işçiler, beklentilerinin altında, 200, 250 TL ya da başka bir deyişle, enflasyon yüzde 20.6 iken, yüzde 10 ortalama zam dayatmasıyla karşılaştı.

Belirleyebildiğimiz kadarıyla eylemler şöyledir:

Ülkenin tekstil merkezlerinden biri olan ve sık sık, yoğun sömürü ve hak ihlalleriyle gündeme gelen Antep Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) kurulu ve hatırı sayılır büyüklükteki fabrikalarda zam talepleri doğrultusunda hareketli günler yaşanıyor. Patronların yüzde 10 zam dayatmasına karşı çok sayıda fabrikadan binlerce işçinin eylem yaptığı OSB’deki Boyar Kimya ve Flament Tekstil işçilerinin eylemleri sonuç verdi. Sendika üyesi olmayan işçilerin birleşerek yaptığı eylem sonunda ücretlere yüzde 26 zam yapıldı. İşçiler, “Biz istedik ve aldık. Ama daha iyisi için mücadeleye devam edeceğiz” dedi. Öte yandan, Özseven Tekstil ‘de zam istedikleri için işten atılan işçiler, fabrika önünde davul zurnayla halay çekip, “hakkımızı almadan bir yere gitmiyoruz” dedi.

Benzer bir şekilde, İstanbul Bahçelievler ‘de bulunan ve 25 kişinin çalıştığı Özgül Nakış’ta, 12 saatlik çalışmayı ve patronların dayattığı yüzde 13 zammı kabul etmeyen 12 işçi ve 2 vardiya sorumlusu işten atıldı. Deriteks sendikası ve emek örgütlerinin desteğiyle işyeri önünde bir eylem yapan işçiler haklarını talep etti.

Hakları için eylem yapan işçiler

Real Market işçileri: İşçilerinin hileli iflas kararı sonrasında, gasp edilen hakları için eylemleri Nakliyat İş sendikası öncülüğünde devam ediyor. Her gün Real Marketin bağlantılı olduğu mağazalarda (Metro Market, Medya Markt ) önünde basın açıklaması ve kasa kilitleme eylemleri sürüyor.

Makro Market işçileri: Çalıştıkları Makro Marketlerin Migros’a devri sonrasında tazminat hakları yanında bir dizi hak kaybına uğrayan işçilerin Nakliyat İş sendikasının desteğiyle sürdürdükleri mücadele devam ediyor… Sendikanın çabalarıyla birçok ile dağılmış yaklaşık 6 bin işçinin mücadelesi organize hale getirilmişti. Konkordato ilan eden şirketi temsil eden komiser, bir kısım işçinin izin paraları ve ihbar tazminatlarını hesabına yatırmış ve direniş ilk kazanımını sağlamıştı. Gelinen noktada, esas meblağı oluşturan kıdem tazminatları için, gayrimenkul satışı dahil birçok seçenek yürütülen pazarlıklarda masada. İşçiler hiç bir gevşeme göstermeden Ankara, Antep, Malatya, Kayseri gibi yerlerde eylemlerini sürdürüyor.

Mephisto Kitabevi işçileri: Kötü çalışma koşullarına, işçi kıyımı ve mobbinge karşı direnişe başlayan Mephisto Kitabevi işçilerinin direnişi sürüyor. Mağazalarında yaşanan yoğun çalışma, mobbing ve keyfi işten çıkarmalarla gündeme gelen Mephisto Kitabevinde çalışan bir grup işçi 2 Şubat tarihinde İstanbul Beşiktaş’taki şube önünde direnişe başlamışlardı. Direnişin 5’nci gününde patronla görüşme yapan işçiler, hiçbir taleplerinin kabul edilmediğini duyurarak direnişin devam ettiğini açıkladılar.

Uzel işçileri: Hak arayan işçilerden etkilenerek harekete geçen işçilerinin, 11 yıldır alamadıkları tazminat hakları için eylemleri sürüyor. Çoktandır kapalı olan fabrikanın önünde her pazar günü bir araya gelen işçiler, Uzel patronları yanı sıra, süreçte üyesi oldukları ve haklarının gasp edilmesine ortaklık eden Türk Metal sendikasını ve taleplerine kulak tıkayan devlet yetkililerini protesto edip haklarının ödenmesini istiyor.

Gülveren Toki işçileri: Yaklaşık 2 yıldır ödenmeyen ücretleri için Ankara’nın Mamak ilçesinde bulunan Gülveren TOKİ Konutları şantiye önünde 2 aydır direnen inşaat işçileri kazanım elde etti. İşçilerin alacaklarının nakit olan kısmının tamamı 25 Ocak’ta ödendi. Kazanımları sonrasında konuşan işçiler, “Direnmek güzeldir. Direnmeseydik kazanamazdık” dedi… Direnişleri süresince çok kez polis saldırına uğrayarak gözaltına alınan, defalarca para cezası yazılan işçiler, tüm baskılara karşı, kendilerini meclis kapısına zincirleme dahil, çeşitli eylemlerle haklarını aramaktan geri durmamışlardı.

Gülsan Cam işçileri: İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan Gülsan Cam fabrikasının iflas gerekçesiyle ortada bıraktığı 200 dolayında işçinin, ödenmeyen maaşları, ihbar ve kıdem tazminat hakları için sürdürdüğü mücadele yeniden canlandı. Kendi içlerinde bir süre önce yaşadıkları sorunlar ve zayıf örgütlülükleri nedeniyle dağılan işçiler, DİSK’e bağlı Cam Keramik İş ve Gıda İş sendikası yöneticilerinin de destek verdiği bir eylemle yeniden hareketlendi. Patronun villası önünde yapılan eylemde haklarını talep eden işçiler, fabrika önünde eylemlerini sürdürme kararını açıkladı.

Belediye işçileri greve hazırlanıyor

DİSK’e bağlı Genel İş sendikasının yetkili olduğu CHP’li bazı belediyelerde Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması nedeniyle grev kararları alınmaya başlandı. Yaklaşan yerel seçimi, işçileri düşük ücrete razı etmenin malzemesi haline getiren belediye işverenleri, İZULAŞ grevine yönelik takındıkları, “AKP’nin ekmeğine yağ sürüyorlar”, “amaç bizi yıpratmak” gibi ucuz karalama siyasetiyle kendi tekliflerini dayatıyorlar.

Beşiktaş Belediyesi: İstanbul Beşiktaş Belediyesi şirketlerinden Personel Hizmetleri A.Ş. ile Genel İş sendikası İstanbul 1 Nolu Şube arasında geçtiğimiz yılın Eylül ayında başlayan ve 2018-2020 dönemlerini kapsayan TİS görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı alındı… Grev kararını asmak üzere Levent Birlik Parkı’nda toplanan yaklaşık 200 işçi, “Toplu sözleşme hakkımız engellenemez”, “İş, ekmek yoksa barış da yok” sloganlarıyla yürüyerek Personel Hizmetleri A.Ş.’nin kapısına grev ilanını astı.

Kartal Belediyesi: DİSK Genel İş sendikası ile İstanbul Kartal Belediyesi arasında süren toplu sözleşme görüşmeleri de anlaşmazlıkla sonuçlanınca grev kararı alınmış, karar, 4 Ocak’ta belediye şirketi KARTURSAŞ işyerlerine asılmıştı. Henüz anlaşmaya yönelik bir gelişme yaşanmadı. İşçiler, komşu belediye Maltepe’de kazanılan hakları emsal gösterir tekliflerinde ısrar ederken Kartal Belediye yönetimi ise, tıpkı İzmir’de olduğu gibi işçileri AKP’ye hizmet etmekle suçluyor.

Konak Belediyesi: İzmir’in merkez ilçelerinden Konak Belediyesinde devam eden TİS görüşmelerinde anlaşma sağlanamayınca sendika greve çıkma kararı aldı. Genel İş sendikası İzmir 5 Nolu Şube ile Konak Belediyesine ait Merbel Şirketi arasından yaklaşık 5 aydır devam eden yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Ücret yanında özlük haklarına dair bazı maddeleri içeren 13 madde üzerinde anlaşmaya varılamadığı belirtildi. TİS kapsamındaki 1300 işçi, anlaşmaya yönelik bir gelişme olmazsa 25 Şubat’ta greve çıkacak.

Buca Belediyesi işçileri iş durdurdu: İzmir Buca Belediyesi’nde, geçtiğimiz Aralık ayında imzalanan toplu iş sözleşmesi (TİS) farklarının ödenmemesi üzerine DİSK’e bağlı Genel İş 5 Nolu Şube üyesi işçiler iş durdurma eylemi yaptı. Belediyenin çeşitli birimlerinde çalışan yaklaşık 1150 işçinin ücretlerine yeni sözleşmeyle birlikte yüzde 30 zam artışı ve bazı sosyal hak ve yardımlarla yüzde 40’a varan artışı yapılmıştı.

İzelman’da TİS süreci devam ediyor: İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İZELMAN şirketinde örgütlü Genel-İş İzmir 1 ve 3 No’lu şubeler ile Belediyesi yönetimi arasındaki 10’ncu dönem TİS görüşmelerinin 6’ncı oturumunda anlaşma sağlanamadı. İşçilerin yüzde 35 zam artışı talebine karşılık şirket yöneticileri bir önceki teklife ekledikleri cüzi bir artışla gelerek yüzde 22.30 teklif ettiler. Sendikacılar, “beklediğimizin çok çok altında kalan bir rakam. Yüzde 35’in tamamını da alsak, enflasyonun altında kalmış oluruz. Biz gerçekçi bir şey istiyoruz” diyerek teklifi kabul etmedi. Bir sonraki görüşmenin 21 Şubat’ta yapılması kararlaştırıldı.

İşçi Gazetesi / 15 Şubat 2019