Romanya: Yolsuzluk karşıtı eylemlerin dünü, bugünü, yarını – Edip Mert Arslan (Sendika.Org)

Romanya’daki kitle hareketlenmelerinin heyecan verici tarafı halkın tıpkı 2017’de olduğu gibi sokağa çıktığı takdirde çürümüş siyasilere, tüm pervasızlığına rağmen geri adım attırabilmesi.

Öncelikle küçük bir bilgilendirme ile başlayalım. Romanya’nın çalışabilir nüfusunun yüzde 20’si yani 6 milyon kişi yurt dışında yaşıyor. Yurt dışında yaşayan Romanyalıların çatı örgütü olarak tabir edebileceğimiz Federatia Românilor de Pretutindeni (Dünyanın Her Yerindeki Romanyalılar Federasyonu; kısaltması FRP) adında bir federasyon bulunuyor. Romanya dışındaki ülkelerde eğitimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine “Romanya’yı kurtarma” amacıyla döndüklerini söyleyen gençlerin kurduğu ve Sebastian Burduja’nın başkanlığını yaptığı Platformei Acțiunea Civică a Tinerilor (Yeni Sivil Hareket Platformu; kısaltması PACT) adında bir platform da bulunuyor.

2007’de Avrupa Birliği’ne katılan Romanya’ya şart koşulan başlıklardan birisi yolsuzluğa karşı aktif mücadele yürütülmesiydi ki yolsuzluk ve rüşvet başlığı ülkenin her zaman gündeminde.

İktidardaki Sosyal Demokrat Parti (PSD) her ne kadar “sol” bir parti diye anılsa da yolsuzluktan Ortadoğu politikalarına ve kadın sorununa pek çok alanda solla uzaktan yakından alakası olmayan bir profil sergiliyor.

Romanya sokaklarında yolsuzluk protestoları

Romanyalılar 10 Ağustos 2018’de yolsuzluk ve rüşvete karşı sokağa çıkarak sürekli olarak adı yolsuzlukla yan yana anılan Sosyal Demokrat Parti – Avrupa İçin Liberal ve Demokratlar Birliği (PSD-ALDE) koalisyon hükümetinin istifasını talep etti. Romanya diasporası mitingi aylar öncesinden duyurmuştu fakat Bükreş otoriteleri önce eylemin “toplu ulaşımı engelleyeceği ve gündelik rutini etkileyeceği”ni ileri sürerek mitinge izin vermeyeceğini duyurdu.  Ancak daha sonra mitinge izin verildi. Başlangıçta 10 bin Romanyalı ile Zafer Meydanı’nda (Piata Victoriei) başlayan mitinge katılım kısa sürede bazı kaynaklara göre 60 bin, bazı kaynaklara göre ise 100 bine ulaştı. Yalnızca Romanya’da yaşayanlar değil, Romanya’nın çevre ülkelerinde çalışan ve eğitim gören Romanyalılar da eyleme yaşadıkları ülkelerin ve Avrupa Birliği’nin bayrakları ile geldi. Eylemin organizasyonunun sorumluluğunu ise ne FRDP ne de PACT üstüne aldı.

“Hırsızlar”, “Hükümet istifa” sloganları atılan ve binalara projeksiyon cihazları ile “Biz halkız” yazılan eyleme gece saatlerinde jandarma saldırdı. Bazı kaynakların ileri sürdüğüne göre saldırının gerekçesi “marjinal futbol takımlarından oluşan grupların kolluğa saldırması”ydı. Bazı bölgelerde çatışmalar yaşandı. Bu çatışmalar sonucunda 35’i jandarma olmak üzere 452 kişi yaralandı. Bu saldırılarda bir turist grup ve iki gazeteci de darp edildi. Eylemler 11 Ağustos ve 12 Ağustos’ta da devam etti. Bu eylemlerde herhangi bir saldırı ve çatışma durumu yaşanmadı.

2016’da ALDE ile koalisyona yaparak iktidara gelen Sosyal Demokrat Parti (PSD) ilk kez bu tarz eylemlerle karşılaşmıyor. Çünkü ülkenin gündeminde iktidara geldiği andan itibaren PSD Genel Başkanı Liviu Dragnea’nın da adının karıştığı birçok yolsuzluk soruşturması var. 10 Ağustos’ta düzenlenen eylemlerin arka planını anlayabilmek için önce biraz Dragnea’yı tanıyalım.

“Siyasetin mafyası”

Dragnea hakkında çok sayıda yolsuzluk soruşturması, rüşvet iddiası yer almasına rağmen partinin başına geldiği günden beri hem parti içinde hem de 2016 seçimleri sonrası hükümette sözü geçen birisi. Muhalif Romanya basını Dragnea’yı “siyasetin mafyası” olarak tanımlıyor. Uzun süre Teleorman İl Meclisi’nde görev yapan Dragnea hakkında basketbol sahası ihalesinde yolsuzluk yapmasından, Avrupa Birliği’nden gelen 21 milyon avroluk fonda dolandırıcılık yapmaya kadar birçok suçlama bulunuyor ve hüküm giydiği soruşturmalar da var. AB ile ilgili soruşturmanın savcısı soruşturmayı herhangi bir gerekçe göstermeksizin düşürmüş.

2009 yılında 12 gün süren İçişleri Bakanlığı’nı, kaynakların planlarını gerçekleştirmek için yetersiz olduğu gerekçesi ile bırakan Dragnea, 2012’de Victor Ponta hükümetinde Ponta’nın üç yardımcısından biri olarak görev aldı. Aralık 2014’te kabine değişikliği sırasında kabine dışı kaldı fakat Bölgesel Kalkınma Bakanlığı görevine devam etti.

Dragnea Mayıs 2015’te Teleorman bölgesinde yüzde 74,5 aldığı 2012 seçimlerine hile karıştırmak suçundan 1 yıl hapis cezası aldı. Cezası ertelenen Dragnea bakanlık görevinden istifa etti. Nisan 2016’da ise Temyiz ve Adalet Yüksek Mahkemesi cezayı yetersiz görerek cezayı iki katına çıkardı.

Dragnea’nın Romanya siyasetinde iktidara yerleşmesi ise ise Ponta’nın PSD Genel Başkanlığı görevinden istifa etmesiyle başladı. Dragnea genel başkanlığa tek başına adaydı ve oyların yüzde 97’sini aldı. Dragnea genel başkanlığı sırasında devleti 24 bin avro dolandırmaktan da ceza aldı. 2016’da PSD-ALDE koalisyonu yüzde 46 ile iktidarı aldıysa da, Dragnea daha önce almış olduğu hapis cezaları nedeniyle başbakan olamadı. Bu görevi PSD’den Sorin Grindeanu’ya teklif etti. Grindeanu teklifi kabul etti.

Dragnea’nın iktidarı: Bir senede iki hükümet değişikliği

PSD-ALDE iktidarı, 2016’dan bu yana iki kere hükümet değişikliği yaşadı. İlk hükümetin görev bırakmasını fişekleyen ise hükümetin yolsuzlukla ilgili hazırladığı yasaydı. Hükümetin geceyarısı geçirdiği yasaya göre devleti 44 bin 400 avro altında zarara uğratan “yetkiyi kötüye kullanma” suçu artık suç sayılmayacaktı. Yasanın yaptığı bir diğer önemli değişiklik ise yolsuzluk kapsamında yolsuzluk yapanın menfaat sağladığı kişilerin çeperinin daraltılarak suç tanımının daraltılmasıydı. Önceki yasaya göre aile ve ikincil dereceden akrabalara menfaat sağlamak suç sayılırken yeni yasaya göre yalnızca kendine menfaat sağlamak suç oluyordu. Yasanın resmi gazetede yayımlanmasının ardından sokak eylemleri patlak verdi. Günler süren eylemlerin ilk gününe 150 bin Romanyalı katılırken bu sayı ilerleyen günlerde 600 bine yaklaştı. Hükümeti destekleyen eylemler olsa da bu eylemler oldukça cılızdı. Hükümet yanlısı eylemlere, hükümet çevre ülkelerden Romanyalıları otobüslerle taşımıştı. Ulusal Liberal Parti (NLP) Eski Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Klaus Iohanni ise bu eylemleri açıklamalarıyla destekliyor ve hükümeti açıktan karşısına almaktan çekinmiyordu.

Grindeanu, eylemler sürerken muhalefet partilerinin istediği güven oylamasından galip çıktı, “halkın talebini anladığını” ve yolsuzluğa karşı mücadele edeceğinin sözünü verdi. Fakat bir ay sonra kendi partisi -Dragnea’nın ifadesiyle- “ekonominin istenilen gelişimi sağlamadığı” gerekçesiyle güven oylaması istedi. Grindeanu, bu oylamada kaybederek istifa etti. Yerine yine PSD’den Mihadi Tudose getirildi.

Tudose’nin de hikayesi, parti içinde Dragnea’ya karşı yürüttüğü güç savaşı nedeniyle son buldu. O da Grindeanu gibi yolsuzluk suçlularını aklayan yasa tasarılarına imza attı –örnek olarak yolsuzluk suçuna ilişkin hapis cezası alanların hapis cezalarının kaldırılması ve hatta tazminat isteyebilmesini sağlayan bir yasa tasarısı vardı; Romanyalılar “Adalet istiyoruz, daha fazla yolsuzluk değil” diyerek Meclis binasının önünde eylem düzenledi; hakimler ve savcılar sessiz eylemler düzenledi.

Tudose ile Dragnea arasındaki gerilimin nedeni ise Tudose’nin, Dragnea’nın bakanlar kurulunda en güvendiği üç kişiyi değiştirmek istemesiydi. Bu turu Tudose kazandı ve hatta parti içinde Dragnea’nın gücünden rahatsız olanları da cesaretlendirdi. Fakat bu kişilerin cesareti Tudose’yi kurtaramadı.

Basında bir polisin cinsel istismar olayı haberi geniş yer aldı. İçişleri Bakanı Carmen Dan, Romanya polis teşkilatının başındaki ismin görevden alınması gerektiğini söyledi. Tudose ise buna karşı çıkarak Dan’ın istifasını istedi. Dan ise Dragnea’nın desteğini arkasına aldı. Bu Dragnea’nın aradığı fırsattı. Sonuç olarak PSD Merkez Yürütme Kurulu toplanarak Tudose’nin görevden alınmasına karar verdi. Tudose 16 Ocak 2018’de istifa etti.

PSD’ye “ikinci şans”

Bu süreçte yeni başbakan seçimi ayrı bir tartışma konusuydu. Romanya Birliğini Koru Partisi (USR), lideri Klaus Iohannis’in PSD’den gelecek isim önerilerini reddetmesini ve erken seçime gidilmesini istedi, NLP de erken seçim kararını destekleyeceklerini belirtti. Buna rağmen Iohannis, PSD’ye “ikinci bir şans” vereceğini belirterek Dragnea’nın sağ kolu denilebilecek Viorica Dancila’yı 29 Ocak 2018’de göreve getirdi. Dancila’nın başbakan olması hükümette Dragnea’nın sözünün daha çok geçmesi, organize suç ve yolsuzlukla mücadelede geri adım atılmasına neden olacağı yorumlarına neden oldu.

Hükümet karşıtı eylemlerin yanı sıra geçtiğimiz aylarda PSD’nin organize ettiği bir miting düzenlendi. PSD’nin 9 Haziran 2018’de düzenlediği miting “paralel devlet”e karşıydı. Bu çağrıya neredeyse 150 bin kişi yanıt verdi. Eylemde koalisyonla iktidara gelmiş olan PSD ve ALDE liderleri konuşmalar yaptı. Dragnea konuşmasında paralel devletin yozlaşmış savcılar ve Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Başkanlığı (DNA) başkanı ile işletildiğini ileri sürdü. Savcıların ve DNA’nın kişinin suçlu olup olmadığına bakmaksızın herkesi cezalandırabilecek bir aygıt olduğu propagandası yapıldı.

Bu sırada Adalet Bakanı da Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak cumhurbaşkanının DNA Başkanı Laura Codurta Kovesi aracılığıyla yargıya müdahale ettiğini ve bu nedenle de DNA başkanının görevden alınması gerektiği yönünde bir başvuruda bulundu. Mahkeme, Adalet Bakanı’nın başvurusunu kabul etti ve Kovesi’nin görevden alınması gerektiğine hükmetti. Iohannis, ilk başta Kovesi’yi görevden almaya yanaşmasa da 9 Temmuz’da görevden aldı. Meclis önünde toplanan 2 bin Romanyalı kararı protesto etti.

PSD’nin paralel devlet karşıtı kampanyası bir yandan yürürken Dragnea 21 Haziran 2018’de 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dragnea’nın ceza alma nedeni ise partide ücretli olarak çalışan iki kadını 2010-2012 arasında bir sosyal yardım ajansının maaş bordrosunda da göstererek ek gelir sağlamasıydı.

27 Haziran’da ise muhalefet partileri, Dancila ile ilgili ekonominin kötüye gitmesi, PSD’nin yargıya ilişkin tartışmalı politikaları nedeniyle güven oylaması istedi fakat yeterli çoğunluk yakalanamadı.

Temmuz ayında ise PSD yargıda düzenlemelere ilişkin yeni bir öneriyle geldi. Muhalefet partileri Meclis’i terk ederek oylamayı geçersiz kılmaya çalışsa da bu girişimlerinde başarısız oldular. Öneriye göre yolsuzluk suçunun tanımı değişiyordu. Yeni tanıma göre bir devlet görevlisi eğer ki görevini yerine getirmemişse ve yasaları çiğnemişse ancak yolsuzluktan yargılanabilecekti. Yasa Meclis’te yalnızca iki oy farkla geçti. Yeni yasa, yolsuzluğa ilişkin cezalar azaltılırken, Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Başkanlığı’nın yetkilerini de azaltarak yolsuzluğa karşı etkin mücadeleyi zedeleyen bir yasaydı.

Eylemler sonrasında Romanya’daki son durum ne?

10 Ağustos eylemlerinin ardından Iohannis, sokağa yansıyan şiddetten PSD-ALDE hükümetini sorumlu tuttu, protesto etmenin anayasal bir hak olduğunu belirterek İçişleri Bakanı Carmen Dan’ı acilen saldırılara ilişkin açıklama yapmaya çağırdı. Bunun karşısında Dragnea ise Iohannis’i saldırıdaki şiddet olaylarının sorumlusu olmakla hatta hükümeti bu ayaklanmalarla yıkmaya çalıştığını ileri sürdü. Saldırıda kullanılan biber gazı nedeniyle rahatsızlanan 62 yaşındaki bir Romanyalı ise 20 Ağustos günü kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Eylemlerin ardından jandarma hakkında soruşturma başlatılırken geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında canlı yayına katılan üst düzey bir jandarma yetkilisi saldırıdan ve saldırı sırasında yaralanmalardan dolayı özür diledi.

PSD cephesinde ise Dragnea öncesi PSD’de etkin isimlerden biri olan Eğitim Eski Bakanı Ecaterina Andronescu, Dragnea’nın partiyi kurtarmak için geri adım atması ve yürütmeye müdahale etmeye son vermesi gerektiği çağrısında bulundu.

Dancila ise bu süreçte Avrupa Komisyonu’na bir mektup yazmıştı. Dancila, 10 Ağustos eylemlerinin herhangi bir organizatörü olmadığını, bu nedenle de sıradışı bir şiddetle sonuçlanabileceğini söyleyerek eylemlerin hükümeti devirmek için yapıldığını ileri sürerek Dragnea’nın sözlerini tekrar etti. PNL lideri Ludovic Orban ise yaptığı basın toplantısı ile Dancila’nın Avrupalı yetkilileri “akıllara durgunluk verecek şekilde” yanlış bilgiler ve kötü niyetle kandırdığını, bu nedenle de istifa etmesi gerektiğini söyledi.

Ağustos 2018’de Iohannis’in Karadeniz’de offshore operasyonları düzenleyen yasaya ilişkin meclisten görüş istemesi PSD tarafından eleştirildi. Dancila’nın ekonomi danışmanı Darius Valcov, Ocak 2018’de Iohannis’in, Avusturyalı OMV Grup’un CEO’su Reiner Seele ile yaptığı görüşmede offshore yasasına ilişkin anlaşmaya varmış olabileceklerini, Iohannis bu nedenle görüş istediğini ileri sürdü. Valcov, Seele’nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de yakın arkadaşı olduğuna dikkat çekti. Valcov’un da daha önce ekonomi bakanı olarak görev yaptığını ve yolsuzluk soruşturması geçirdiğini kenara not etmeli.

Romanya nereye?

“Yolsuzluk” gündemi üzerinden kutuplaşan Romanya’da eylemleri destekleyen Iohannis de sütten çıkmış ak kaşık değil. Kendisi ve eşiyle ilgili belgede sahtecilik ile gayrimenkul zengini olduğu, bu gayrimenkullerin kiralanması ve satışıyla da büyük bir servet edindiklerine ilişkin iddialar önceki senelerde Romanya basınında yer almıştı.

PSD-ALDE hükümeti yıllardır iktidara geldiği günden beri Dragnea’nın devlet yönetiminde yasal olarak da söz sahibi olması için elinden geleni yapıyor. Kasım veya Aralık 2019’da Romanya cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı düşünülürse önümüzdeki sene Romanya’da yolsuzluk suçlularını aklayan yasa tasarıları ile daha çok karşılaşılacak gibi duruyor. Bu süreçte belli ki sokak hareketleri de yolsuz siyasiler arasındaki kapışmada araçsallaştırılmak istenecek.

Romanya’daki bu kitle hareketlenmelerindeki heyecan verici nokta halkın tıpkı 2017’de olduğu gibi sokağa çıktığı takdirde çürümüş siyasilere, tüm pervasızlığına rağmen geri adım attırabilme becerisi. Fakat, Çavuşesku sonrası Romanya’da bu hareketlere yaslanan sol alternatiflerin çıkması neredeyse imkansız. Özellikle de PSD’nin sosyalist dönemin bir devamı olarak görüldüğü, neredeyse tüm parti teşkilatıyla birlikte bolca yolsuzluk olayına battığı düşünüldüğünde…