Pakdemirli G-20 Zirvesi’nde ne yaptı?

Japonya’da G-20 Tarım Bakanları Zirvesi yapıldı. Bu zirvede konuşan Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin birçok ülkenin tarım bakanları ile görüşmeler yaptığı bildirildi. Pakdemirli, G-20 Tarım Bakanları Zirvesi”nde Hindistan, Çin, İngiltere, Hollanda, Japonya tarım bakanları ve AB Komiseri ile heyetler arası görüşmelerde bulundu. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Japonya’nın Niigato kentinde başlayan zirve kapsamında Pakdemirli ve beraberindeki Türk heyeti, ilk olarak Hindistan Devlet Bakanı Ulusal Dönüşüm Enstitü üyesi ve aynı zamanda FAO Başkan adayı Prof. Ramesh Chand ve heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede Hindistan ile Türkiye arasındaki ticaretin geliştirilmesi, iklim değişikliği ve gıda güvenliği konularında iki ülkenin sorunlarının aşılmasına ilişkin atılacak adımların ele alındığı açıklandı.

Bakan ithalat görevlisi gibi

İngiliz Tarım Bakanı Robert Goodwill ile de bir araya gelen Pakdemirli, iki ülke ilişkilerini daha ileri taşımak için yapılacak çok şey olduğunu vurguladığı ve Goodwill’i Türkiye’ye davet ederek iş birliğinin geliştirilebileceğini kaydettiği belirtildi. Pakdemirli ayrıca Hollanda Bakanı Carola Johanna Schouten ile görüşmesinde, iki ülke teknik heyetlerinin bir araya gelebileceğini ve tarım yürütme komitesi toplantısının yapılabileceğini ifade ettiği aktarıldı. G-20 ev sahibi Japonya Tarım Bakanı Takamori Yoshikawa ile de görüşen Pakdemirli, iki ülkenin tarımsal ilişkilerinin daha ileriye taşınması adına izlenecek yollara dair görüşlerini aktardığı ve iki bakanlık arasında ilişkilerin yasal temellerini oluşturmak için daha önceden müzakerelerine başlanan tarım alanındaki iş birliği anlaşmasının imzalanması gerektiğine değinerek, Bakan Yoshikawa’yı Türkiye’ye davet ettiği ifade edildi. Pakdemirli, ayrıca AB Komiseri Phil Hogan ile bir araya geldiği belirtildi. Tüm bu görüşmeler Pakdemirli’nin tarım ithalatından sorumlu bir bakan olduğu gerçeğini göstermeye yetiyor.

İthalatla tutunmaya çalışıyor

Türkiye’de tarım üretimlerinin ithalata bağlandığı son dönemde bu görüşmeler birçok gelişmeye işaret ediyor. Uluslararası bir şirketin Türkiye sorumluluğunu yürüten Pakdemirli’nin yaptığı görüşmelerin temelinde tarım üretimlerinden sermaye çevrelerinin azami faydalanmasının yollarının içerdiği yapılan görüşmelerden anlaşılabiliyor. AB’nin katılım sözleşmesinde yer alan tarım ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması talebi her geçen gün Türkiye tarafından hayata geçiriliyor olması görüşmelerin içeriğine yönelik ip uçlarını verir nitelikte. AKP iktidarının tarımsal üretimlerde de uluslararası sermayeye alan açma gayreti açıkça görülürken bu ticaretten kimlerin yararlandığı sorusu gündemde yerini korumakta. Türkiye’de tarımsal üretim yapan çiftçilerin bu görüşmeler sonucunda bir yarar sağlayamayacağı AKP iktidarının tarım politikalarından anlamak mümkün

Buğday ithalatı

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO), buğday fiyatlarını açıklaması üzerine konuşan Erdoğan’ın buğday fiyatı erken açıklandı yorumu birçok şeye işaret ediyor.Kasım, ekim aylarında ekimi yapılan buğdayın birçok bölgede neredeyse hasat başlayacağı döneme denk getirilmesi erken açıklamayı değil bilakis geç açıklandığının açık göstergesidir. Geçen sene buğday alım fiyatınıton başına 1050 TL açıklanmasına karşın ortalama 960 TL’den alım yapıldı. TMO üretilen buğdayın sadece yüzde 13’ünü yani 2.1 milyon ton alım yaparken 1050 liradan hiç buğday almadı. Yurt dışından kilosunu 1350, 1400 TL’den aldı. Dışarıdan pahalı buğdayı alırken, çiftçinin ürettiği buğdayın ucuza alınması Japonya’da yapılan görüşmelerin temelini oluşturmakta. 2018’de 20 milyon ton buğday rekoltesi açıklanmıştı. Bu rakam ya yalan ya da açıklanmaya muhtaç. Çiftçiden sadece 2 milyon 200 bin ton buğday alınırken 17 milyon 800 bin ton buğdayın ne olduğu açıklanmış değil. Birçok bölgede çiftçitonunu 75o ila 950 lira arasında bir fiyata satarken yurt dışından 1500 liraya ulaşan fiyatlarla buğday alımı yapılmış olması dikkat çekici. 2018’in sonu itibariyle 5.8 milyon ton buğday ithal edilmiş olması Türkiye’de tarım üreticilerini bitirmeye dönük adımların atıldığını göstermekte.

Yusuf Gürsucu/Yeni Yaşam