Oyun içinde oyun… – İhsan Hacıbektaşoğlu

‘Komplo teorileri’ni her zaman birileri yapacak değil ya. Hani biz de biliriz ‘komplo teorisi’ yapmayı.

Hadi başlayayım…

AKP’nin bir proje partisi olduğunu biliyoruz. Bunu biz söylemedik. Kurucuları çoğu kez bunu dillendirdi. Hatta A. Dilipak dahi yazdı. Rahmetli N. Erbakan son yıllarında her konferansında AKP’nin küresel güçler tarafından kurulduğunu ısrarla anlattı.

BOP (büyük ortadoğu projesi)’ni bilmeyen yoktur. Bu projeye göre Ortadoğu emperyalist güçler tarafından ve onların çıkarlarına göre yeniden şekilendirilecekti. Bu proje için kurulan yapının içinde Türkiye’de olmalıydı. Ne ki Türkiye’de bu projeyi sürdürecek siyasal islamcı parti olmalıydı. Yani söylemi islamcı, ekonomik programı liberal ve serbest piyasacı…
AKP bu ihtiyaca uygun kuruldu. Daha sonra AKP genel başkanı Erdoğan meclis kürsüsünden övünerek BOP’un eşbaşkanı olduklarını söyledi.

Biryerde eşbaşkanlık varsa başka başkan ve üyelerde vardır. Sonra öğreniyoruz ki diğer eş başkan İsrail. Başkanların tepesinde ise büyük abi ABD var.

Tezgâh ne güzel kurulmuş…

O halde şöyle diyebiliriz; Ortadoğu’da akan her damla kanın sorumlusu başta bu üç ülkedir. Bunun başka açıklaması yok.

AKP’nin hakkını vermek lazım. Efendileri ne dediyse yaptı. Cumhuriyet tarihinin iki katı faizi efendilerinin rantiyecilerine ödedi. Devraldığı borcu 5 katına çıkardı. Elde ne var ne yoksa sattı.

Uzatmaya gerek yok. 17 yılda ülke Düyunu Umumiye’ye ihtiyaç duyar hale getirdi…
Düyunu Umumiye nedir diye soranlara söyleyelim. DÜYUNU Umumiye (Düyun-u Umumiye-i Osmaniye Varidat-ı Muhassasa İdaresi), Osmanlı İmparatorluğu’nun dış borçlarını ödemesi için 1881’de 2. Abdülhamit döneminde kurulan kurumdur. Düyunu Umumiye’nin yönetiminde ikisi Türk, birer İngiliz, Fransız, Alman, Avusturyalı ve İtalyan toplam 7 kişi bulunuyordu.

Hasılı AKP projesi görevini bu 17 yılda fazlasıyla yerine getirdi.

Nihayetinde herşeyin bir sonu vardı. AKP’nin de sonu geldi. Deniz bitti.
Şimdi yüklü miktarda paraya, yani krediye ihtiyaç var. Paranın sahibi kim? Emperyalist merkezler.

Damat Berat’ın yandaş televizyonların karşısına geçerek ahkam kesmesine bakmayın. Damat’a göre herşey çok normal seyrediyor.

Bizde diyoruz ki madem herşey normal neden ABD ve İngiltere’yi su yolu yaptın? Yüksek faizli kredi bulmak için neden tefecilerin kapısını çalıp duruyorsun?

Şimdi tablo şudur; BOP Suriye’de duvara tosladı. BOP yenilgisine suçlu aranıp bulunacak. Aslında buldular da. Yenilginin faturasını AKP’ye yıkacaklar. Bakın da görün.

İlk zamanlar tıkır tıkır işleyen BOP süreci Suriye’de üçlü konseyi ayrıştırdı. ABD ve İsrail bir tarafa, AKP diğer tarafa. İşin doğrusu oyunu bozan ve ayrılığı keskinleştiren kürtler oldu…
Birde şu son seçim sürecine bakalım. AKP yerel seçimleri kaybetti. Çünkü İstanbul’u kaybetti.

Şimdi soru şu; AKP eski gücünde olsaydı İstanbul’u verirmiydi? Asla vermezdi. Ne ki eski gücü kalmadı. Onu buralara getiren güçlere ihtiyacı var. Onları karşısına alamaz.
Bu güçler kimler biliyoruz. Başta ABD, sonra AB ve son yıllarda ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine çıkarmak istedikleri İngiltere.

Bu üç merkezden, seçimlerin bittiği günün ertesinde “hükümetten seçim sonuçlarına uyulmasını istiyoruz” açıklaması geldi. Hükümet sayımlarla zamanı uzatıp bu merkezleri yumuşatmaya çalıştıysa da olmadı.

Şundan emin olalım; eğer AKP kendi gücüne iman edebilseydi ne İstanbul’u, ne de Ankara’yı verirdi. Geçmişte yaptığı gibi insanların gözünün içine baka baka “atı alan Üsküdar’ı geçti” derdi.

Bu kez olmadı. Bence bu kez neden olamadığını Erdoğan ve yakın çevresi çok iyi biliyor. Alt kadrolar ise süreçten bihaber. “Nasıl oldu anlamadık. Böyle olmamalıydı. Mutlaka birşey var ama çözemiyoruz” tarzı gülünç açıklamaların nedeni bu.

Çünkü dün sizin dahi anlamadığınız hile yöntemleriyle kazanıyordunuz. Şimdi buna izin çıkmadı. Anlamadığınız budur.

Bir diğer nokta ise şudur; muhtemeldir ki Erdoğan ve yakın çevresine ” bu işi kurcalama, sistemi değiştiren referandum ve seni başkan yapan seçimleri de tartışmalı hale getirirsin” denildi.

Hasılı yukarlarda oyun üstüne oyun oynanıyor. Türkiye bu oyunun aktörü değil figüranıdır. Kimin pazarı olacağımız bu oyunların sonunda belli olacak. Bir tarafta ABD bastırıyor. Diğer tarafta AB. Oyunun diğer aktörü ise İngiltere’dir.

İngiltere AB ile yolları ayırması durumunda yeni hamleler peşindedir. Türkiye onlar için yeni ve üzerinde durulması gereken bir ülkedir.

Aslında Türkiye, İngiltere’nin hamiliğini iştahla istemektedir.

Sonuç olarak AKP’nin ipleri çekilmiştir. Erdoğan muhalefet için “topal ördek” benzetmesi yapmıştı. Aslında “topal ördek” kendisi oldu.

Emperyalist güç merkezlerinin oyunlarını bozacak olan ise işçi ve emekçilerin iktidarı hedefleyen bağımsız örgütlenmeleri olacaktır….