OHAL’de işçi cinayeti raporu: En az 3960 işçi yaşamını yitirdi

İSİG: OHAL’de işçi cinayetleri yüzde 14 artış gösterdi. 2 yılda en az 3960 işçi kayatını kaybetti.

İSİG Meclisi 21 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen OHAL’in iş cinayeti bilançosunu açıkladı. OHAL’de işçi cinayetleri yüzde 14 artış gösterdiğine dikkat çekilen raporda OHAL’le geçen 2 yılda en az 3960 işçinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

OHAL, olumsuz uygulamaların hayata geçmesine zemin sağladı

• KHK’larla binlerce emekçi kamu görevinden alındı; sendikalaşan, alınamayan ücretlerini isteyen, haklarını arayan işçiler işten çıkarıldı. Diğer emekçiler de işsizlik tehdidi ile en temel haklarını dahi arayamaz duruma geldi.

• Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 Temmuz 2017 Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nde “Şimdi grev tehdidi olan yere OHAL’den istifade ile anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki hayır, burada greve müsaade etmiyoruz” diye açıklamada bulundu. Nitekim OHAL döneminde Asil Çelik, EMİS Grup TİS, Akbank, Şişecam, Mefar, MESS Grup TİS ve Soda Kromsan grevleri milli güvenlik, sağlık nedenleriyle yasaklandı.

• Düzce Tekno Maccaferri’de grevin 25.gününde bizzat devlet grev kırıcılığı yaptı. Jandarma müdahalesi sonucu Birleşik Metal-İş üyesi işçiler gözaltına alınarak mallar fabrikadan çıkarıldı. Petkim’de Petrol-İş sendika şube yönetimi ve işçi temsilcileri yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı, fabrikaya TOMA’lar getirildi ve zorla üç yıllık sözleşme imzalatıldı. TÜMTİS üyesi işçilerin sayısını çoğaltmak ve bu şekilde aidat gelirini artırmak; iş ve çalışma hürriyetini engellemek suç!larından hapis cezası alan TÜMTİS Ankara Şube Başkanı’nın da aralarında bulunduğu 14 sendikal kadro ve işçiye verilen hapis cezasını Yargıtay tarafından onandı. Petrol-İş Sendikası’nın Türkiye Petrolleri’nin özelleştirilmesi sürecine karşı Enerji Bakanlığı önünde yapacağı eylem engellendi. Batman, Adıyaman ve Trakya’dan gelecek olan işçi otobüsleri yola çıkarılmadı. Birleşik Metal-İş ile EMİS arasında süren toplu sözleşme sürecinde önemli bir yerde duran General Electric ve Schneider fabrikalarının bulunduğu Gebze’de, süreç hakkında yapılmak istenen toplantıya OHAL yasağı gerekçe gösterilerek izin verilmedi.

• 15 Mayıs 2018’de TOBB’un 74. Genel Kurulu’nda konuşan Rifat Hisarcıklıoğlu, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının KOBİ’lere yük getirdiğini söyleyerek “Bunları kaldırttık” diyerek ilgili Yasa maddesinin 2020 yılına ertelenmesinde sermayenin rolünü ortaya koydu. Yine konuşmasında zorunlu arabuluculuk uygulamasına değinen Hisarcıklıoğlu, “Büyük sıkıntı yaşadığımız bir başka alan, yargı sistemiydi. Özellikle iş mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 92 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık. Aylar, hatta yıllar süren davalar, artık günler-haftalar içinde çözülüyor” diyerek uygulamanın esasen patronlar için getirildiğini belirtti.

• Uluslararası birkaç sigorta şirketinin kontrolünde olacak Bireysel Emeklilik Yasası geçti. Esasen sosyal güvenlik sistemimizin son kırıntılarının da yok edilmesi; emeklilik adı altında olası birikimlerin tekellere kaynak olarak aktarılması ve emeklilik hakkının sona erdirilmesi hedeflendi.

• Taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik düzenlemesi uygulamaya konuldu. Böylece işten çıkarmalar kolaylaştı, örgütlenme hakkı fiilen ortadan kaldırıldı, birçok işçi hakkı kullanılamaz hale getirildi. Yine bu uygulama ile iş cinayetlerinin kayıt dışılığı, sağlık ve güvenlik riskleri artacak; yeme, içme, ulaşım, yaşantı vb. bozulacak ve iş cinayetlerinde ceza ve tazminat davaları içinden çıkılmaz hale gelecek.

• Üst üste zamlar geldi. Enflasyon resmi olarak yüzde 13’e ulaştı, dolar 5 TL sınırına dayandı, reel ücretlerde azalma yaşandı, çalışma saatleri daha da arttı. Gençlerin dörtte biri işsiz, çünkü ekonomide üretkenlik yok ve yapılan harcamalar silahlanmaya gidiyor. Bu dönemde Hükümet iki kez istihdam seferberliği ilan etti, ancak ‘seferberlik’ sonucunda istihdam artmadığı gibi çırak, stajyer ve kursiyer kapsamında istihdam rakamlarına dâhil edilen yeni güvencesiz istihdam biçimlerinin yaygınlaştırıldı, kalıcılaştırıldı.

• İş cinayetleri sonrası adaletsizlik, cezasızlık sürdü. Davalarda asıl sorumlular mahkemeye çıkartılamadığı gibi tali sorumlular kısa süreli hapis cezalarına çarptırıldı, bu cezalar para cezasına çevrildi ve 24 ay taksitlendirildi.

• Eski Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun da katılımıyla 13 Mayıs 2017’de 3.Havalimanı’nda ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Hedef Sıfır Deklerasyon’ imza töreni düzenlenip ‘iş kazalarının’ sıfırlanacağı ve kampanyanın merkezinin de inşaat olduğu deklare edildi. Bakanlığın kampanyasının sürdüğü 4 ayda ise 167’si inşaat işçisi olmak üzere en az 753 işçi yaşamını yitirdi.

• Hükümet, 2018 yılını çocuk işçilikle mücadele yılı ilan etti. Ancak çocuk işçiliğin azaltılması ile ilgili hiçbir adım atılmadı, hiçbir iyileşme sağlanmadı. Milletvekili Murat Emir’in BİMER’e yaptığı başvuru sonrasıysa, 2018 yılının Haziran ayına kadar yalnızca 23 işyerine çocuk işçi çalıştırdığı için 39 bin 343 TL idari para cezası verildiği ortaya çıktı.

OHAL döneminde işçi cinayetleri yüzde 14 artış gösterdi

1- İşçi cinayetleri işkolları açısından özellikle sanayide artış gösterdi. İşçi ölümleri metalde yüzde 100; enerjide yüzde 20; madencilik, tekstil, kimya, ağaç/kâğıt, çimento/toprak ve taşımacılıkta yüzde 10 arttı. Diğer yandan hizmet sektöründe ise konaklamada işçi cinayetleri yüzde 50 arttı.

2- Yüksekten düşme, kalp krizi, şiddet nedenli işçi ölümleri yüzde 20; ezilme/göçük ve elektrik çarpması nedenli işçi ölümleri ise yüzde 15 arttı.

3- İşçi cinayetlerinde yaş grubu/cinsiyet olarak artışın tamamını 28-50 yaş arası/erkek işçiler oluşturdu.

4- İşçi cinayetlerinde göçmen/mülteci işçilerin ölümünde yüzde 40’lık bir artış yaşandı.

5- İşçi cinayetlerinin yaşandığı şehirlerden İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak, Kastamonu, Çorum, Eskişehir, Ankara, Manisa, Denizli, Aydın, Gaziantep, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Elazığ… önemli oranda artış söz konusu.

OHAL döneminde işçi cinayetlerinin temelini sanayi işçilerine yönelik baskı politikaları oluşturdu. Bu politikalar işçi sınıfının görece örgütlü olan merkezini tamamen etkisizleştirmeye dönüktü. Böylece işçi sınıfın bütününe boyun eğdirmeye çalıştı.

  • Kocaeli Darıca’da altyapı çalışması sırasında üzerine iş makinesine bağlı olan beton büz düşen 23 yaşındaki işçi Sıddık Baybars yaşamını yitirdi.
  • 17 yaşındaki Ömer Faruk Arslan, Nallıhan’daki inşaatta çalışan harç makinesinin elektrik akımına kapılması ve akım sebebiyle kafasını çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

 

  • Üniversiteyi kazandığını dün(31 Temmuz) öğrenen 18 yaşındaki Mehmet Sıddık Baybarz, Kocaeli’nin Darıca ilçesinde, beton boru döşeme işinde çalışırken hayatını kaybetti.

 

  • İstanbul Pendik’te Viaport’ta bulunan lunaparkta roket isimli gondolun çarpması sonucu 19 yaşındaki lunapark işçisi Y.H. yaşamını yitirdi.

 

3.Havalimanı inşaatında kafasına demir düşen Maraş Göksunlu vinç operatörü Kadir Kenger yaşamını yitirdi.

  • Bartın- Sinop arasında devam eden Batı Karadeniz yol inşaatında viyadük çalışmasında 10 metre yükseklikteki iskeleden düşen 54 yaşındaki işçi İbrahim Tutan yaşamını yitirdi.

 

  • 26 Temmuz’da restorasyon yapılan postanede, 20 metre yükseklikteki iskeleden düşen mühendis Dilek Dayar yaşamını yitirdi.

 

  • 53 yaşındaki, Recai Çolak Balıkesir Bandırma’da inşaatın 3.katından düşerek yaşamını yitirdi. Aşırı sıcak ve yorgunluk sonrası başının döndüğü, inşaatta da iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı belirtiliyor.

 

  • İstanbul Beylikdüzü’nde çalışmak için Van Özalp’ten gelen 25 yaşındaki işçi Fatih Yanmaz inşaatın 5.katından düşerek yaşamını yitirdi.