Ne olur gelin maden şirketleri… – İhsan Hacıbektaşoğlu

UMREK’i duydunuz mu bilmiyorum. Açılımını yapayım: Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu.

6 Haziran 2018’de dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, UMREK’i tanıtım toplantısında konuştu.

Toplantının amacı özetle Türkiye’nin madencilik alanında uluslararası standartlara kavuştuğunu ve Uluslararası Maden Rezervleri Raporlama Standartları Komisyonu (CRIRSCO) üyeliğine hazır hâle getirildiğini ilan etmekti.

Albayrak tanıtım toplantısında şöyle dedi; “Yatırımcı uluslararası standartlarda daha açık, daha şeffaf ve daha güvenilir bilgiye erişim imkanı yakalayacak, istediği bilgiye her an ulaşabilecek. Yatırımcı gelecek hangi veriye ihtiyacı varsa alacak, değerlendirecek ve kararını verecek. Bu veriler yatırımcılarla paylaşılacak ki üretime geçsin. İstihdam artsın, ekonomi büyüsün.”

Hasılı Berat Bey, uluslararası yatırımcılara şöyle diyor; bizde maden bol. Sizler için uygun düzenlemeleri de yaptık. Hiçbir sorun yaşamayacaksınız. Gelin ve para kazanın…

Berat Bey burada da durmuyor ve çok iddialı bir şiar da ortaya atıyor; “Şimdi madenlerde Türkiye vakti diyoruz.”

16 yıllık AK Parti iktidarı elde ne varsa sattı. Satmaya da devam ediyor. Hepimiz biliyoruz ki deniz bitti. Bugünlerde hükümet yüksek faizli kredi alma peşine düştü. Merkez bankası ve maliye, faiz oranlarını dünya devletlerinin verdiği oranların üzerine çıkardı. Ekonomik krizi borçlanarak aşma telâşı içindeler…

Bir taraftan bunu yaparken diğer taraftan da ülkeyi madenler üzerinden yağmaya hazır hâle getiriyorlar…

Maden şirketlerini yatırım yapar hâle getirmek için yasal düzenlemeler yapmak yeterli değil. Bunu çok iyi biliyorlar. Bir başka düzenlemeyi de yapmaları gerekiyor. Bankaların ilgili şirketlere kredi olanaklarını uygun biçimde açması gerekiyor…

Aynı toplantıda BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben, bankaların madencilik sektörüne kullandırdığı kredilerin sektörün toplam kredilerine oranının yüzde 1,2 olduğunu söyledi. Bu oranın çok düşük olduğunun da altını çizdi…

Bankaların madencilik sektörüne yönelik kuşkularının kredi kullandırma noktasında etkili olduğunu ve bu kuşkuların UMREK’in vereceği raporlarla giderileceğini belirten BDDK Başkanı, bundan sonra madencilik sektörüne daha yüksek oranda kredi musluklarının açılacağını söyledi…

Her şey ne güzel değil mi! Yabancı maden şirketlerinin ülkeyi yağma etmesi için UMREK’i kur, bu kurumu uluslararası maden rezervleri raporlama kurumu CRİRSCO’ya üye yap ve bankaları da kredi musluklarını açacak hâle getir…

Tüm bu gelişmeler Türkiye için yeni bir mücadele döneminin açılması anlamı taşımaktadır. Açıktır ki, bir süredir sessiz olan çevre ve yaşam mücadelesi yeniden ivme kazanacak…

Doğu Karadeniz’i ele alalım. Biliyoruz ki bölgenin yüzde kırkı maden şirketlerine ruhsatlandırılmış. Bunun anlamı şudur; yüzlerce yıldır üzerinde yaşadığın topraklar maden şirketlerine verilmiş. Yarın ilgili şirket bu arazinin ruhsatı benimdir çık dediğinde yapacak bir şey olmayacak…

Bir yandan ucuz işgücü cennetine çevirilen, bir yandan toprakları yağmaya açılan bir ülkede yaşıyoruz…

Vahşi kapitalizm kendini yaşatabilmek için sinekten yağ çıkarmaya odaklı saldırılarına devam ediyor. Bu sistem içinde insana yer yok…

Elbette onların planları tutmayacak. Bir yanda işçi ve emekçiler, bir yanda çevre ve yaşam mücadelesi yürütenler bu lanet sistemin çanına ot tıkayacak bir direniş hattı oluşturacaktır. Buna yönelik güzel örnekler de açığa çıkmış durumdadır…

Safları sıklaştıralım. Başka yolu yok…