Ne mutlu devrimciyim diyene!

Fidel Casto bu fani dünyadan gideli bugün tam 2 yıl oldu.
Ernosto Che Guevera ve Fidel Castro…
Henüz diktatörlükten kurtulmamış bütün Latin Amerika halklarının umuduydular.
Bütün gözler onların üzerindeydi.
Ezenlerin düşman gözleri ve ezilenlerin umutlu gözleri…
Ernosto CHE Guevara son dönemlerinde yazmaya başladığı ama tamamlayamadığı anılarında;
“Amerikan halk hareketlerinin gelişmesi, büyük ölçüde, bizim bundan sonraki tutumumuza, çetin sorunları çözebilme yeteneğimize bağlıdır. Ve her attığımız adım, ezenlerin o hep tetikte, hep kuşkulu ve ezilen Amerikalı kardeşlerimizin o hep iyimser gözleri ile izlenmektedir. Kolay olmayacağını biliyoruz ve yine biliyoruz ki, 26 Temmuz hareketi, Küba Devrimi ve bütün ulus, Amerikan halklarına örnek olmak ve onları düş kırıklığına uğratmamak sorumluluğunu yüklenmiştir. O boyun eğmez kıtadaki, o yiğit dostlarımız emin olsunlar ki gerekirse hareketimizin ekonomik sonuçlarını alıncaya dek mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Ve yine emin olsunlar ki savaş daha da sürerse, bu toprakları bağımsız cumhuriyet haline getirinceye dek, bu ulusu mutluluğa, demokrasiye ve bütün öteki Amerikan halklarının kardeşliğine ulaştırıncaya dek damarlarımızdaki devrimci kanın son damlasına kadar savaşmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
Küba devrimi öncesinde yönetimi elinde bulunduran diktatör Batista ABD’nin Küba’yı içki, kumar ve fuhuş adası yapmasına göz yummuştu.
Çünkü o bir işbirlikçiydi.
Ayrıca üniversiteyi, basını ve kongreyi denetimi altına alan bu zalim diktatör, ekonominin çöküntü içinde olmasından yararlanarak büyük miktarda parayı da zimmetine geçirmişti.
Sonunda, 1958 sonbaharında Fidel Castro öncülüğündeki devrimci güçlerin başlattığı saldırıya yenik düşerek devrildi.
Dünyanın neresinde olursa olsun emperyalizmin doyumsuz arzularına hizmet eden devletler sonunda, halklarına karşı terör uygulayan tiranlıklara dönüşmüşlerdir.
Kurdukları bu tiranlığa ait sarayın duvarları tahakküm, dayatma ve baskı ile ayakta kalır.
Ve onlar hep isterler!
Musul’u da isterler, Afrin’i de Kıbrıs’ı da…
Petrol da, gaz da, toprak da onların tarihsel haklarıdır.
Karşıt görüşlüyü, azınlığı, muhalifi asla dost bilmezler!
Ezerler, yok ederler, sindirirler!
Fidel Castro da demiş ya:
“Bir katilin, bir hırsızın başta olduğu bir cumhuriyette, dürüst kişilerin yerinin ya mezar, ya cezaevi olduğunu anlayabilmek zor bir şey olmasa gerek. “
Kardeşi Raul ve yakın arkadaşı Ernesto Che Guevara’yla Maestra Dağları’ndan Küba devrimine uzanan bir direnişin öyküsünü yazdı Fidel Castro.
O sadece kendi halkının değil, ezilen tüm dünya halklarının kahramanı oldu.
ABD bu direnişi yıllardır içine sindiremedi.
Uyguladığı ambargolarla Küba halkını hep yıldırmaya çalıştı.
Ama Castro’yu saf dışı bırakmayı amaçlayan Domuzlar Körfezi çıkarmasında başarı sağlayamadı.
Fidel, Kendisini yok etmek isteyen Amerikan emperyalizmine halkının da desteği ile yıllarca boyun eğmedi.
Bundan tam iki yıl önce bir devrimci son mısralarını da söyledi ve gitti.
Bu dünyadan bir Fidel Castro geçti
Ne mutlu devrimciyim diyene!
26 Kasım 2018