Medeni Yıldırım’ın annesi: Emri veren komutanlardan şikayetçiyim

Sanık er Adem Çiftçi hakkında verilen beraat kararının İstinaf Mahkemesi’nce bozulmasının ardından yeniden başlayan Medeni Yıldırım davasında dördüncü duruşma bugün Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Beklenen olay yeri keşif raporu iki duruşmadır mahkemeye gönderilmediği için bir ilerleme kaydedilemeyen dava, 7 Şubat 2019 tarihine ertelendi. Yıldırım ailesinin avukatı Reyhan Yalçındağ, zaman aşımı tehlikesi gördüklerini belirtti.

Medeni Yıldırım, Gezi Direnişi sırasında Diyarbakır’ın (Amed) Lice ilçesine bağlı Kayacık (Hêzan) köyünde, 28 Haziran 2013’te yapılan kalekol eylemleri sırasında askerlerin açtığı ateş sonucu katledilmişti. Er Adem Çiftçi hakkında verilen beraat kararının İstinaf Mahkemesi’nce bozulmasının ardından dava yeniden görülmeye başlanmıştı. Yargılama süreci boyunca hakkındaki tüm tutuklama talepleri reddedilen sanık er Çiftçi, “haksız tahrik altında olası kastla öldürme” suçundan 18 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılanıyor.

Artı Gerçek’ten Remzi Budancir’in haberine göre, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmaya Medeni Yıldırım’ın annesi Fahriye Yıldırım, HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun ve ailenin avukatı Reyhan Yalçındağ katıldı.

Beklenen keşif raporu 2 duruşmadır mahkemeye gelmiyor

Bu duruşmada Yıldırım’a hangi yönden ateş edildiğinin tespiti için olayın meydana geldiği Kayacık Jandarma Komutanlığı önünde, Adli Tıp ve balistik uzmanı bilirkişiler gözetiminde uygulamalı yapılması istenen bilirkişi keşfine dair raporun gelmesi bekleniyordu. 27 Eylül’de görülen bir önceki duruşmada, Lice’de yapılmış olması gereken keşfin raporu gelmediği için erteleme kararı verilmişti. Mahkeme heyeti, Lice Asliye Ceza Mahkemesi’ne yazı yazarak hazırlandığı belirtilen bilirkişi raporunun beklenmesine karar vermişti. Ancak beklenen bilirkişi raporu bu duruşmaya da gönderilmedi.

‘Sadece er değil, talimatı veren komutanlardan da şikayetçiyim’

Medeni Yıldırım’ın annesi Fahriye Yıldırım, davanın bu şekilde ilerlemesine tepkiliydi. Duruşmada söz alan anne Yıldırım, olayda sadece bir askerin sorumlu olmadığını söyledi. Askere atış için emir veren komutanların da sorumlu olduğunu belirten anne Yıldırım, “Dosyada sadece bir asker yok. Ayrıca iki komutan var. Onların ifadeleri dahi alınmış değil. Ben talimatı veren komutanlardan da şikayetçiyim” dedi.

‘Zaman aşımı tehlikesi var’

Anne Yıldırım’ın ardından avukat Reyhan Yalçındağ söz aldı. Bu davada taleplerinin büyük bir kısmının reddedildiğini hatırlatan Yalçındağ, Lice Asliye Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleşmesi beklenen olay yeri keşfinin sonucunu hala bilmediklerini söyledi. “Belli ki bilirkişi raporu hala hazır değil” diyen Yalçındağ, “Yaşam hakkının kasti bir şekilde ihlali olmasına rağmen bu davaya layık bir soruşturma yürütülmedi. Aylardır rapor dosyaya ibraz edilmiyor” dedi.

Delillerin yeterince toplanmadığı için etkisiz bir dava görüldüğünü ifade eden Yalçındağ, “Bu davada asker varsa da, atış emri veren iki üst düzey komutan hakkında yargılama yapılmış değil. İdari soruşturma başlatılmış değil. Biraz keyfiyete dönüşmüştür iş. Böyle davalarda zaman aşımı kararlarına ulaşıldığına tanık oluyoruz. Aynı akıbetin de Medeni Yıldırım dosyasında da olacağı gözlemlerimiz mevcuttur” diyerek, davanın daha fazla sürüncemede bırakılmaması için mahkemeye yeniden yazı yazılmasını istedi.

Dava 7 Şubat 2019’a ertelendi

Mahkeme heyeti, Lice Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilen dava dosyasının, olay yeri keşif tutanağı ve bilirkişi raporunun gönderilmesinin beklenmesine, raporlarını henüz sunmayan adli tıp ve kriminal uzmanları ile irtibata geçilerek raporun düzenlenmesinin hızlandırılmasının istenmesine karar vererek davayı 7 Şubat 2019 tarihine erteledi.

Anne Yıldırım’ın ‘vicdan’ çağrısına soruşturma

27 Eylül’de görülen bir önceki duruşma çıkışı Diyarbakır Adliyesi önünde yaptığı açıklama için anne Fahriye Yıldırım hakkında soruşturma açılmıştı.

“Hakaret” ve “Türk milleti, cumhuriyeti, devletin kurum ve organlarını aşağılama” iddialarıyla 9 Ekim’de ifadeye çağrılan Fahriye Yıldırım’ın yaptığı açıklama sırasında havaya kaldırarak gösterdiği oğlu Medeni Yıldırım’a ait kanlı elbiselerden tutanakta “kumaş parçası” olarak bahsedilmişti.

Söz konusu açıklamada anne Fahriye Yıldırım, oğlunun nasıl öldürüldüğünü anlattığı sırada çantasından bir kutu çıkararak içinde bulunan elbiseyi göstermiş ve “Bunu hayatım boyunca saklayacağım. Bunlar Medeni’min kanlı elbiseleri. Katili hak ettiği cezayı alana kadar bunu yanımdan ayırmayacağım” demişti.

Oğlunun hedef alınarak vurulduğunu ve öldüğü zaman bu elbiselerin üzerinde olduğunu söyleyen Yıldırım, elbiseleri mahkeme başkanına göstermek için getirdiğini, ancak duruşmanın kısa sürmesinden dolayı elbiseleri göstermeye fırsat bulamadığını anlatmıştı. Anne Yıldırım, “Eğer o da babaysa, evladı varsa biraz vicdanı sızlar, bu davayı dava gibi yürütür” diyerek mahkeme başkanına seslenmişti.