Mankafayız dedikse bu kadar da değil yani! – Canan Sümer

“Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, tarihleri boyunca hep mankafa oldular” diyerek sözlerini o güzel kahkahası ile tamamladı.

“Bak mesela benim babam yani senin deden; İngiliz’in Oksidarisi idi, EOKA’cı Rum komşularına sabahleyin ‘galimera’ (günaydın)der, gece de İngiliz askeri ile beraber onlara baskın yapmaya giderdi. Bir gece İngiliz askerleri ile birlikte EOKA’ cı avına giderken Kiracıköy Meluşa arasında pusu kuran Rumların saldırısına uğradılar. Askeri Land Rover ’de tek yaralanan babam olmuştu. Doktorlar vücuduna giren saçma ve çivileri çıkaramamıştı. Kısa bir süre sonra da öldü zaten. Ahmaklık değil miydi bu? Geride dul bir kadın ve dört çocuk… Büyüyene kadar çok zorluklar çektik, çok meraklıydım ben ama okuyamadım, okulu yarım bırakmak zorunda kaldım. Kıbrıs’ı yıllar önce terk ettim. Çok uzaklarda ailemle yeni bir hayat kurmaya çalıştım. Artık yaşlandım. Eski günleri düşünmek beni çok üzüyor.”
Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumları karşı karşıya getirilmesinin, yaşanan onca acının sorumlularından biri de İngiliz Sömürge İdaresiydi.

İNGİLİZ, EOKA’cı Rumlara karşı Kıbrıslı Türkleri kullanmakta pek zorlanmamıştı.
O dönem işini gücünü, köydeki tarlasını, ovadaki keçisini bırakan Türkler, koşa koşa İngiliz’in komando birliklerine katılmış, Oksidari polisi olmuştu.

Diğer tarafta ise ENOSİS hayali ile yanıp tutuşan Rumlar vardı ve onlar da inandıkları bu ülkü uğruna ölmeye ve öldürmeye hep hazırdılar.
Sevgili amcamın dediği gibi mankafaydık hepimiz.

Mankafa olmasaydık eğer bilirdik ki;
“Hiçbir toprak, hiçbir vatan, hiçbir bayrak daha kutsal değildir insandan”
Mankafa olmasaydık eğer, barikatların ve dikenli tellerin ardında mı kalırdı en güzel günlerimiz?

Rum Türk birlikte oturulup şarkılar söylenen, yenip içilen masalardan kalkıp da işgalcimize hak talep ettiğimiz masalara oturur muyduk mankafa olmasak?
Kendi yurduna “anavatanım” diyemeyip; gönlü ya “Enosis”te ya da “Taksim” de olan mankafa Kıbrıslılar olmasa kanar mıydı Ada’mız hiç bu kadar?
Türkiye’de kaybedilen çocuklarının kemiklerine kavuşmak istedikleri için dayak yiyen, yerlerde sürüklenen, gözaltına alınan, işkence gören anneler varken…
Ve Başkan RTE, Ülkesinin yaşadığı ekonomik kriz karşısında, “Bizim Allah’ımız var” diye saçma sapan yorumlar yaparken; “Bu vartayı atlatmak istiyorsak bugün bütün yollar Ankara’ya çıkıyor” öngörüsünde bulunmak nasıl bir siyasi-ekonomik analizdir?
-Mankafayız dedikse bu kadar da değil yani.

27 Ağustos 2017

Afrika Gazetesi