Kriz derinleşiyor, direniş büyüyor! – İşçi Gazetesi

Özgür Bir Dünya İçin Kaldıraç'ın 208. sayısında (Kasım-2018) yayımlanmıştır.

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, gündem dayanmıyor. Herkes sadece son bir hafta yaşananları hatırlasa sanırız yeter. Bölgede yaşanan gelişmeler, ekonomik krizin yol açtıkları, egemenlerin kendi aralarında yaşadığı çelişkiler, işçi eylemleri, spor ve magazin gündemleri… Başka bir ülke insanının kolay kolay anlayamayacağı bir yoğunluk, bizim insanımızda travmalara yol açan, yaralayıcı bir yığın şey. Gündemi tamamen belirleyen ise yönetenler. Neyi konuşmamız gerekiyor, ne düşünmeliyiz, nelerden korunmalı, nelerden hoşlanmalıyız, bunlara hep onlar karar veriyor. Saray, bütünüyle medya, bunlarla bağlantılı olarak ‘sanat ve spor dünyası’. Kocaman bir kitleyi yönetmek ancak bu kadar gürültü ve kaosla yapılabilir. Saray’ın son günlerde yaptığı danışman atamalarında bu kadar artist ve şarkıcıya yer vermesi de bu gürültüyü artırma ihtiyacından olsa gerek.

Ama sanki işler değişiyor gibi. Sanki, kapkara bir kalın örtüyle kapatılan gerçekler, kendini gösterecek ışığı buluyor. Her zaman olduğu gibi, ne kadar bastırılmak istense o kadar direnen bir ışık bu. Tabii ki bunu sağlayan bizzat işçi eylemleri. Örneğin, hayatı işçi, Kürt ve solculara küfretmekle geçen (geçimini de bundan sağlayan) Fatih Altaylı, işçilerine hakaretler düzdüğü havaalanı inşaatına gidip özür yazısı yazıyor. Havaalanı CEO’su günah çıkarıyor. İşçiler birçok yerde, hakları, ekmekleri için dünden daha fazla, daha kararlı ve yeni yöntemlerle direniyorlar. Bölük pörçük, dağınık ve örgütsüz de olsa gelişen hemen her işçi eylemi ya sonuç veriyor ya da devlet zoruyla bastırılıyor.

İşçi intiharları artıyor!

İşçi, emekçi intiharlarındaki artış dikkat çeken bir düzeyde. Bir çığlık olarak intihar, onurunu korumanın bir yolu olarak gözüküyor olsagerek. Hem geride bıraktıkları notlar hem de hayat hikâyeleri azıcık insanlığı kalmış olanların suratına bir tokat gibi iniyor. Örgütlenmek, direnmek; hakları için mücadele etmek, tasvip etmediği şeylere karşı bir şey yapmak sıradan bir işçi için de insan olarak kalmanın tek yolu olmaya başlıyor.

Gündem yoğun. Bir tarafta bölgemizde yoğunlaşan paylaşım savaşı. Bunun yansıması olarak ülkemizde egemenlerin kendi hegemonya mücadelesi. Diğer taraftan işçi sınıfına karşı süren yoğun saldırılar. Ekonomik krizin sermaye ve sınıf katında ortaya koyduğu sonuçlar. Kriz yok deyip, krize karşı önlem olarak işçilerin boğazını sıkan gaddar bir devlet makinası. Her gerçeğin üstünü kara bir perdeyle örten burjuva medya. Kürt halkına karşı bitmek bilmeyen ölüm ve hapishane dayatması. Hiçbir şey yokmuş gibi yaşayan, bu yaşamları gözümüze gözümüze sokulan ‘ünlü’ yaratıklar. Hilal Cebeci’ye Çav Bella söyleten, klibinde para eden tek yerini sergileten, bu şarkıcıya röportajlarında babadan solcu olduğunu söyleten bir iklim.

Ekonomiden bazı görüntüler

Türk-İş’in açıklamasına göre Eylül ayında 4 kişilik bir aile için açlık sınırı 1.893, yoksulluk sınırı ise 6.166 TL oldu. Saray’ın günlük maliyeti 1,8 milyon TL olurken, Saray personelinin yıllık sadece maaş gideri 107 milyon TL’yi buldu.

Diyanetin faiz geliri 256 bin 806 TL olarak açıklandı.

TÜİK, yıllık enflasyon rakamını yüzde 24,52 olarak açıklarken, kurumun enflasyon rakamlarıyla ilgili başkan yardımcısı görevden alındı.

Tofaş Bursa fabrikasında, Ekim ayında 9 gün üretimi durdurma kararı alırken, Renault ise cumartesi günleri üretim yapılmayacağını açıkladı. Geçtiğimiz 45 gün içinde 3 bin firmanın krizi bahane ederek konkordato ilan etmesi yetmezmiş gibi, 2018 yılının ilk 9 ayında tam 78 bin 944 işyeri kapandı. Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12’lik bir artış demek. Buna karşılık yeni açılan işyeri artış oranı yüzde 0,82’de kaldı.

Şaşırmadık, ama banka sektörü yeni rekorlar kırdı. Sektörün ilk 8 aylık kârı 38 milyar TL oldu. Takipteki kredi miktarı 78,3 milyar TL’ye yükselirken, sektörün yıl sonu kârının 55 milyar TL olması bekleniyor.

Buna karşılık, sadece Eylül ayı ve Ekim’in ortasına kadar bizim derleyebildiğimiz kadarıyla çeşitli sektörlerde 6.475 işçi işten atıldı.

İSİG Meclisi yayınladığı raporda, yılın ilk 9 ayında en az 11.649 kişinin gıda zehirlenmesi yaşadığını açıkladı. Bu kişilerden 6’sı hayatını kaybetti. Bu zehirlenmelerden yüzde 70’inin işyerinde, bunların yüzde 15’inin de kamuda gerçekleşmesi dikkat çekti.

İşçi cinayetleri

Eylül ayında en az 157 işçi, önlenebilir sebeplerden hayatını kaybetti. En fazla ölüm nedenleri; ezilme, göçük, trafik/servis kazası, yüksekten düşme ve elektrik çarpması. En kolay, en ucuz yöntemlerle önlenebilir olan elektrik çarpması sonucu ölümlerdeki artış dikkat çekiyor. Artık bir toplama kampı haline gelen 3. Havaalanı inşaatında, adı ve milliyeti belirlenemeyen bir işçinin cesedinin rögar içinde bulunması… Söylenecek söz yok.

Sendikalar sokağa çıkıyor

DİSK ve KESK üyesi işçiler, ‘ekonomik krizin faturasını ödemeyeceğiz’ şiarıyla eylemlere başladı. Kamu emekçileri birçok yerde basın açıklaması ve bordro yakma eylemi yaparken, DİSK Genel-İş üyesi işçiler İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere yaptıkları yarım günlük iş bırakma eylemi ve mitinglerle sokağa çıkma iradesi gösterdi. Gebze’de, Gebze Sendikalar Birliği tarafından organize edilen mitinge binlerce işçinin katılımı ve coşkusu, Flormar direnişiyle dayanışma gecesine katılanların bir kısmının salona sığmaması, eylem çağrılarına işçilerin verdiği desteğe örnek olsun. Basına yansıyan ama detaylı açıklama yapılmayan DİSK-Türk-İş görüşmesi, işçinin basıncıyla sokağa çıkan ve eyleme geçmek zorunda olan Türk-İş’in ilk nabız yoklaması gibi.

İşçi eylemleri

İşçi eylemleriyse sürüyor. İşçi eylemlerini çeşitli başlıklar altında toplamaya çalıştık.

Sendikal örgütlenme

Flormar: Gebze’de kurulu fabrikada Petrol İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan 132 işçinin fabrika önünde başlattığı direniş 5. ayında kararlılıkla sürüyor.

Cargill: Bursa Orhangazi’de kurulu Cargill fabrikası önünde süren direniş 6. ayını geride bıraktı. Tek Gıda İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan işçiler, Eylül ayında İstanbul’a yürümüş, polis tarafından gözaltına alınmışlardı.

BBS Metal: Kocaeli Gebze’de bulunan fabrikada Birleşik Metal İş’e üye olan 12 işçinin 12 Eylül’de fabrika önünde başlattığı direniş sürüyor.

TüvTürk: Muğla’da bulunan TÜVTÜRK Araç Muayene İstasyonu’nda Nakliyat İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan işçilerin istasyon önündeki direnişi 2 ayı geride bıraktı. Muğla’da bulunan emek örgütleri, TÜVTÜRK İşçileriyle Dayanışma Platformu kurma kararı aldı.

Babacanlar Kargo: Antep’teki işyerinde TÜMTİS Sendikası’na üye oldukları için işten atılan 9 işçinin direnişi 1 yılı geride bıraktı. İşe iade davasını kazanan işçiler şirket tarafından işbaşı yaptırılmıyor.

Aydın Belediyesi: Aydın Belediyesi şirketlerinden İmar A.Ş.’de çalışan 9 işçinin Sosyal İş Sendikası’na üye olduktan sonra işten atılmalarına karşı başlatılan direniş 100. gününü geride bırakarak devam ediyor.

Grevler

Süperpak: Şirketin İzmir Torbalı, Karaman ve Antep’teki fabrikalarında patronun sıfır zam dayatmasına karşı Selüloz İş Sendikası’na üye 210 işçinin başlattığı grev sürüyor. Çoğunlukla asgarî ücretle çalışan işçiler, patron taleplerini kabul edene kadar grevi sürdürmekte kararlılar.

Mahle Metal: İzmir Gaziemir’de bulunan fabrikada, 550 işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde sonuç alınamaması üzerine fabrikada örgütlü olan Birleşik Metal İş Sendikası grev kararı aldı. Bir süredir mesaiye kalmama eylemi yapan işçiler, 24 Ekim günü fabrika içinde yaptıkları yürüyüş sonrası grev kararını astılar. Anlaşma sağlanamazsa 55 gün içinde greve gidilecek.

İşçi alacakları için yapılan eylemler

Real ve Makro Market işçileri, Nakliyat İş Sendikası öncülüğünde, hileli iflas ve hak gaspına karşı uzun soluklu mücadelesini sürdürüyor. Her gün en az bir market veya AVM’de yapılan eylemlerle, işçilerin haklarını gasp eden Migros, Media Markt ve Metro Market, protesto ve teşhir ediliyor. İşçiler, kasa kilitleme yöntemiyle gittikleri mağazayı çalışamaz hale getirirken, durumdan haberdar olan bazı müşterilerin işçilere destek olmak için alışveriş yapmaktan vazgeçtiği görülüyor.

Hema Madencilik: Bartın Amasra’da bulunan Hattat Holding’e ait işletmede; 51 günlük maaşları, kıdem tazminatları ödenmeden işten atılan, çoğu sendikalı 109 işçinin maden önünde başlattıkları direniş esnasında, 2 işçi kule vince çıkarken, diğer işçiler ve aileleri aşağıda eylem yaparak seslerini duyurdu. Eylemin 5. gününde vince çıkan 2 işçinin bütün alacakları ödenirken, diğer işçilerin hesabına 2.000’er TL yatırıldı.

Kocaeli Şehir Hastanesi inşaatında çalışan taşeron şirket BBS işçisi 40 kişi, alacakları için eylem yaptı. Gama ve Türkerler Holding’in asıl işveren olduğu inşaatta, aylardır maaş alamayan işçilerden ikisi vince çıktı. Eylem sonuç verdi, 40 işçinin tüm alacakları ödendi.

Beşiktaş Belediyesi’nde 3 aydır maaşlarını alamayan temizlik ve park bahçe işçileri alacaklarının ödenmesi için iş bırakma eylemi yaptılar. Bir günlük eylemin sonunda ilçede çöp yığınları oluşurken, gün sonunda işçilerin tüm alacakları ödendi ve işçiler işbaşı yaptılar.

Ankara Çankaya Belediyesi’nin 180 park bahçe işçisi, bir sms mesajıyla işten atıldı. Bunun üzerine işçiler, üyesi oldukları Genel İş Sendikası’na giderek durumu bildirdiler. Sendikacılar ve işçiler topluca belediye binasına giderek yaşananları protesto ettiler. Belediye yönetimi kararında ısrarlı olduğunu belirterek polis çağırdı. İşçilerin kararlı tutumu karşısında geri adım atan belediye, işçilerin tamamını daimî personel olarak işe geri aldığını duyurdu. Belediye Başkanı twitter hesabından, bu yaşananlar olmamış gibi, işçilerin kadroya alınmasını ‘hayırlı olsun’ yazarak duyurdu.

3. Havalimanı şantiyesinde DSG firmasında çalışan inşaat işçileri 3 aydır ödenmeyen maaşları için 22 Ekim’de iş bırakma eylemi yaptı.

Garanti Bankası’nın İstanbul Kaynarca’daki teknoloji kampüsü inşaatında çalışan işçiler 2 aydır alamadıkları ücretleri için iş bırakma eylemi yaptılar.

• Sportoto 1. Lig takımlarından Elazığ Spor Tesisleri’nde çalışan ve 14 aydır maaş alamayan işçiler, Elazığ Spor Tesisleri’nde oturma eylemi yaparak futbolcuların kahvaltısını hazırlamadılar.

Bolu’da 4 aydır maaş alamayan karayolları taşeron işçileri oturma eylemi yaptılar. Muhatap bulamadıklarını söyleyen 40 işçi, bir süre sonra eyleme son verdi.

İstanbul Bostancı’da bir apartman inşaatında çalışan 15 işçi şantiye önünde alacaklarının ödenmesi için eylem yapıyor.

Kayseri Makro Market, konkordato ilan edip Taze Market ismini aldıktan sonra 400 civarında işçinin kıdem tazminatlarını vermeden işine son verdi. Yaklaşık 400 işçi gasp edilen hakları için eyleme başladı.

İşten atmalara karşı

Birleşik Metal İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Candy Gruba bağlı Doruk Fabrikası’nda 16 sözleşmeli işçinin işten atılmasına karşı yaklaşık 1.000 işçi iş bırakma eylemi yaptı. Eskişehir’de bulunan fabrikada, ‘işçiler geri alınana kadar eylem devam edecek’ diyen işçiler ve sendika, patronu işçi atmama sözünü tutmaya çağırıyor.

• Türk Metal Sendikası’nın örgütlü olduğu Manisa ve Bursa’da bulunan işçiler, sendikalı işçilerin işten atılması üzerine arkadaşlarıyla dayanışmak için iş bırakma eylemi yaptı.

Ekonomik krizden en çok etkilenen kesim olarak işçi sınıfı, buna karşı eyleme geçiyor. Krizin etkisi arttıkça, eylemlerin dozu da artacak. Açlık, borç içinde yaşanmaz bir hayata mahkûm edilen milyonlar bir çıkış yolu arıyor. Bunun tek yolu eylemli direniş. Her gün daha fazla işçi bunun farkına varıyor. Yaşadıklarını sadece kendi sorunu zanneden işçiler eyleme geçince böyle olmadığını anlıyor. Bize düşen görev, işçi eylemleriyle dayanışmayı yükseltmek, haber, bildiri vb. yollarla daha fazla işçiye ulaşmak, direnişi daha örgütlü, daha merkezî yürütmek.