Kale Kayış işçileri kötü çalışma koşulları ve sendikasızlaştırma baskısına karşı eylemdeydi

Petrol-İş üyesi Kale Kayış işçileri, kötü çalışma koşullarını ve sendikalı olmaları nedeniyle gördükleri baskıyı protesto etmek için Petrol-İş Trakya Şubesi ile birlikte Silivri’de eylem yaptı

ETHA’da yer alan habere göre açıklamaya EMEP, ÖDP, DİP, CHP Kırklareli Milletvekili Turabi Kayan, Kristal-İş Traky Şubesi, DİSK’e bağlı Gıda-İş, Emekli-Sen, Dev Yapı-Sen yönetici ve üyeleri katıldı.

Eylemde ilk konuşmayı Petrol-İş Trakya Ercan Yavuz yaptı. Yavuz, Silivri’de Kale Kayış’ın bulunduğu bölgede 450 civarındaki fabrikada sendikalaşmanın yalnızca Kale Kayış’ta olduğuna dikkat çekerek, patronun bu durumu sindiremediğini kaydetti.

Yavuz, Petrol-İş Trakya Şubesi’nin sendikalaşma çalışmalarına Ocak 2018’de başladıklarını, Ekim 2018’de ise bakanlıktan yetki aldıklarını kaydetti. Yetkinin alınmasının ardından baskıların arttığını belirten Yavuz, patronun iki işçiyi işten attığını, üye olan 150 işçiyi ise sendikadan istifa etmeye zorladığını söyledi. Yavuz, sendikalı olmanın bir hak olduğunun altını çizdi.

“Sessiz kalmayacağız”

“Bu baskılara sessiz kalamazdık” diyen Yavuz, “Kale Kayış, şimdiye kadar 3 ölümlü iş kazasının olduğu bir işyeridir. Arkadaşlarımız arasında parmaklarını kaybeden, kolları kırılan birçok arkadaşımız vardır. Sendika olarak arkadaşlarımızın bu durumuna sessiz kalmayacağız. Bizler, alınteriyle çalışıp eve ekmek götürme derdinde olan insanlarız. Bizler burada çalışarak zengin olmak isteyen insanlar değiliz, olamayacağımızı da biliyoruz. Biz onurlu bir şekilde, sendikalı olarak çalışmak ve ekmeğimizi evimize böyle götürmek istiyoruz. Kimse bunu bize çok göremez” dedi.

Yavuz, 32 gündür sürdürdükleri direnişlerine devam edeceklerini, Petrol-İş’in mücadeleci bir sendika olduğunu herkesin bildiğini, bilmeyenlere de öğreteceklerini söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

“İşçiler çalışırken ölmek, yaralanmamak, meslek hastalığına yakalanmamak için örgütleniyor”

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Genel Koordinatörü Murat Çakır ise Mart 2019’da yaşamını yitiren işçi sayısının 108 olduğunu ve ölen bu işçilerin hepsinin sendikasız olduğunu kaydetti. Çakır, sendikasız çalışmanın ölüm, yaralanma, meslek hastalığı demek olduğunu belirterek Kale Kayış işçilerinin de çalışırken ölmemek, yaralanmamak, meslek hastalığına yakalanmamak için örgütlendiğini ve bunun için direndiklerinin altını çizdi.

Petrol-İş Genel Mali Sekreteri Turgut Düşova ise işçilerin, işçi sağlığı ve iş güvenliğine dair önlemlerin alınması talebiyle direndiğini belirtti. Düşova, bu direnişin Türkiye’de bu taleplerle yapılan ilk direniş olduğunu kaydetti.

“Üç yıl sürsede bu direnişi bırakmayacağız”

Düşova, Kale Kayış patronunun işçi sağlığını düşünmediğini ve yanlış mahkemelere dava açarak hukuku da istismar ederek süreci uzatmaya çalıştığını kaydetti. Patronun işçileri baskıyla istifaya zorladığını kaydeden Düşova, işçilerin bu baskılar karşısında “Ya burada ölmeye, sakat kalmaya razı olacağız ya da üretimi durdurarak hakkımızı arayacağız” diyerek direnişi seçtiklerini belirtti. Düşova işçilerin yanında olduklarını belirterek “Değil otuz gün, üç yıl da sürse bu direnişi bırakmayacağız” dedi.

Düşova, işçilerin fabrikaya temiz giysilerle geldiğini fakat iş çıkışında plastik tozlarına batmış bir şekilde işyerinden ayrıldıklarını belirterek, işçilerin plastik tozu soluduklarını, bu nedenle de koah, kanser, silikozis, nefes darlığı gibi hastalıklara yakalandığını, işçilerin bu çalışma koşullarını düzeltmek için sendikalı olduklarını ve direnişe başladıklarını hatırlattı.

Düşova, Silivri’deki 450 fabrikada da örgütlenme çalışması yürüttüklerini, bu konuda emekçilerden ve emek dostlarından yardım ve dayanışma beklediklerini kaydetti.

Eylem, işçilerin “Direne direne kazanacağız”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Kurtuluş yok, tek başına ya hep beraber, ya hiçbirimiz” sloganlarıyla sona erdi.