İstanbul’da ‘kayagazı’ zirvesi

Yoğun su tüketen ve yeraltı sularını zehirleyen kayagazı üretimi için İstanbul’da zirve yapıldı. Dünyanın birçok ülkesinde yasak olan bu yöntem Türkiye’de desteklenirken, Diyarbakır ve Trakya’da sondajlar ve üretimler başlamış durumda

ABD sermayesinin enerji bağlamında okyanus ötesi çıkarları için politikalar belirleyen ve buna uygun birçok ülkede zirveler düzenlenmesini sağlayan Atlantik Konseyi (Atlantic Council), Türkiye’yi adeta mesken tutmuş durumda. Geçmiş yıllarda İstanbul’da benzer zirveler düzenleyen konsey 26 Şubat 2019 günü İstanbul’da “LNG’nin Yaygınlaşması ve Kayagazı Devrimi ortamında Bölgesel Gaz Piyasalarındaki Yeni Dinamikler” adlı bir toplantıyı AKP’li bakanlıklar ve sermaye çevrelerinin katılımıyla düzenledi.

ABD ile Türkiye aşkı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin beklentilerinin başında bollaşan LNG’nin de etkisiyle esneklik geldiğini ifade ederek, “Esneklik, fiyatta rekabet ve zaman faktörünü mutlaka dikkate almamız gerekiyor. Değişimler çok hızlı yaşanıyor. Piyasa dinamikleri, beklentileri değişiyor. Tavsiyem yatırımcıların piyasa dinamiklerini mutlaka iyi değerlendirmeleri” olduğunu belirtti. ABD ile ilişkilere de değinen Bayraktar, ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en son gerçekleştirdikleri görüşmede iki ülke ticaretinin geliştirilmesi anlamında çok ciddi hedefler konduğunu söyledi. Bunu tutturabilmek için ABD’nin artan LNG üretiminin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini ve bu anlamda önemli fırsatlar olduğunu söyledi. Bu açıklamaların ise Rusya ile ‘staratejik’ doğalgaz boru hatları anlaşmasının rafa kalkabileceğini gösteren önemli vurgular içerdiği görüldü.

Neler konuşuldu?

“ABD LNG’sinin önümüzdeki dönemde çok daha artabileceğini düşünüyoruz” diyen Bayraktar, 2021 yılında kontratların (Rusya ve İran) önemli bir kısmının sonlanacağını ve buna çok iyi hazırlanmanın önemli olduğunu kaydederek, yatırımcılara piyasa dinamiklerini mutlaka iyi değerlendirmeleri tavsiyesinde bulundu. Rusya tarafından gerçekleştirilen Kuzey Akım II ve Türk Akımı doğalgaz boru hatları projelerinin enerji güvenliğine katkıları konusunda fikir ayrılıklarının devam ettiği belirtilen toplantıda, sıvılaştırılmış doğalgazın da (LNG) bölgesel piyasaları değiştirme potansiyeli üzerinde duruldu. Bu kapsamda ABD, kayagazı üretimi ve LNG kapasitesi ile LNG’nin Türkiye’nin enerji güveliğine olası katkıları gibi konular konuşulurken kayagazı ve kaya petrolü sahalarında çalışmaların hızlandırılması gibi konular ele alındı.

Zirvede kimler var?

Atlantic Council tarafından düzenlenen toplantıya kamu ve özel sektör temsilcileri ve uluslar arası uzmanların katılacağı belirtildi. Toplantının konuşmacıları arasında ise Atlantic Council Küresel Enerji Merkezi Kurucu Direktörü ve ABD’nin eski Avrasya Enerji Özel Temsilcisi Emekli Büyükelçi Richard L. Morningstar ile yine konseyin birçok görevlisi bulunuyor. Diğer konuşmacılar içinde, SOCAR Denizaşırı Ofisler Sorumlusu Ali Shabazov, Amerika Ticaret ve Kalkınma Ajansı Ortadoğu, Kuzey Afrika, Avrupa, Avrasya ve Avrupa Bölge Direktörü Carl Kress, Tellurian Dışilişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Anita Orban, Financial Times Enerji yorumcusu ve Kings’ College öğretim görevlisi Prof. Nick Butler, Koloğlu Holding CEO’su Cantekin Dinçerler ve Bosphorus Energy Club Başkanı Mehmet Öğütçü gibi isimler yer alıyor.

Kirlilik görmezden geliniyor

Eski bakanın sözleri kayagazı sondajlarına güçlü bir karşı çıkışın önünün alınması amacıyla sarfedildiği bilinmektedir. Almanya ve Fransa, bu bağlamda adım atmak için hazırlandığı ilk gün ortaya çıkan tepkiler sonucu bu üretimleri askıya aldılar. Yeryüzünü betona boğan, her yanı kirletip yaşanmaz hale getirenler yerin altını oymaya yani arz’a doğru yolculukla yer altındaki gözenekli yapıya hapsolmuş, derinliklerdeki kayalara sıkışmış metan gazının hidrolik patlamalar ve kimyasal ile doldurulmuş suyla çıkarılması anlamına geliyor. Sermaye çevrelerince olağanüstü bir gelişme olarak yansıtılan kayagazı çıkarılmasının depremlerde artışa, yeraltı su rezervlerinin kirlenmesine yol açacağı ise bilinçli bir biçimde görmezden geliniyor.

Kayagazı ve kayapetrolü

Bir kayagazı veya kayapetrolü sondajında birçok kimyasal ve kum eklenen su, yerin 2 ila 5 bin metre altına inilerek ortalama 15- 20 kez basılır. Bir basımda ortalama 18 bin metreküp su kullanılmaktadır. Bir kuyu için toplamda yaklaşık 300 bin metreküp su kirletilerek yerin altına basılır. Yeraltına basılan ve zehir halini almış su ile karbon kayaçlar yatay sondajlarla patlatılır, açığa çıkan gaz veya petrol yukarıya alınır. ABD’de kayagazı şirketleri ile çiftçiler arasında ‘su savaşları’na neden olan bu süreçlerde birçok bölgede yeraltı suları kullanılamaz hale geldiği bilinmektedir. ABD’li belgesel sinemacı Jose Fox’un hazırladığı ‘Gasland’ filmi tüm bu süreçleri çıplak gözle görünür kılmıştır. Yerin altına basılan ve zehir haline gelen su, yeraltında bulunan ağır metallerle birleşip akiferlere sızar ve suları geri kazanılamaz biçimde zehirler.

Kaynak: Yeni Yaşam