İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden Berkay Ustabaş için açıklama: 1 Kasım’da Çağlayan’dayız!

Berkin Elvan’ın cenazesine katıldığı gerekçesiyle 10 aydır tutuklu bulunan ve 1 Kasım’da 4. duruşması görülecek olan Berkay Ustabaş için öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesi’nden öğrenciler bir basın toplantısı düzenledi. Berkay Ustabaş ve tutuklu on binlerce öğrenci için özgürlük istenen açıklamada, “1 Kasım’da Çağlayan Adliyesi’ndeyiz” denildi.

Berkin Elvan’ın cenazesine katıldığı gerekçesiyle 5 Ocak’ta tutuklanarak önce Silivri Hapishanesi’ne sonra da sürgünle Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi’ne gönderilen Devrimci Gençlik Dernekleri Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğrencisi Berkay Ustabaş için, İstanbul Üniversitesi öğrencileri bir basın toplantısı düzenledi. Önder Babat Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen basın toplantısında, İstanbul Üniversitesi’nde farklı bölümlerde okuyan çok sayıda öğrenci söz kullandı. İstanbul Üniversitesi öğrencileri adına ortak basın açıklamasını Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Mehmet Şimşek okudu.

“Gezi direnişinin sembolü Berkin Elvan’ın cenazesine 3 milyon insan ile beraber katılmak eğer ‘suç’ ise buradan duyuruyoruz: Berkin’in cenazesine biz de katıldık ve milyonlar ile beraber o gün hep bir ağızdan ‘Berkin’in hesabını soracağız!’ diye haykırdık” denilen açıklamada, Berkin’in katilleri hala elini kolunu sallayarak gezerken Berkay Ustabaş’ın 10 aydır ailesinden, üniversitesinden ve arkadaşlarından koparılarak tutsak edildiği vurgulandı.

Duruşmaya çağrı

“Vizelerine, finallerine girmesi gerektiği zamanlarda ona reva görülen bu tutsaklığın ve gördüğü işkencelerin takipçisi olacağız!” denilerek, Berkay Ustabaş’ın yargılandığı davada 4. duruşmanın görüleceği 1 Kasım günü 12.30’da Çağlayan Adliyesi’ne çağrı yapıldı. “Özgürlüğümüz ve eğitim hakkımız için direnmekten vazgeçmeyeceğiz! Berkay Ustabaş’a ve tüm tutuklu öğrencilere özgürlük!” ifadeleriyle sona eren açıklamanın tamamı şu şekilde:

1 KASIM’DA ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NDEYİZ: BERKAY’A VE TÜM TUTUKLU ÖĞRENCİLERE ÖZGÜRLÜK!

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümü son sınıf öğrencisi Berkay Ustabaş, 5 Ocak’ta “Berkin Elvan’ın cenazesine katılmak” suçlamasıyla tutuklandı. Soruşturma savcısının “Bizim polisle mutabakatımız var, ahtımız var seni tutuklayacağız” sözleri ile başlayan; sürgün, işkence ve hak ihlalleri ile dolu tutukluluk sürecinin bugün 10. ayındayız. Tam 10 aydır ailesinden, üniversitesinden ve biz sıra arkadaşlarından koparılarak hapsedilen Berkay, 1 Kasım Perşembe günü Çağlayan Adliyesi’nde 4. kez hakim karşısına çıkacak.

BERKİN’İN KATİLLERİNE CEZASIZLIK, BERKAY’A TUTSAKLIK!

2013 yılında, polis tarafından atılan bir gaz fişeğiyle başından vurularak katledilen Gezi direnişinin sembolü Berkin Elvan’ın cenazesine 3 milyon insan ile beraber katılmak eğer “suç” ise buradan duyuruyoruz: Berkin’in cenazesine biz de katıldık ve milyonlar ile beraber o gün hep bir ağızdan “Berkin’in hesabını soracağız!” diye haykırdık.

Bugün katledilişinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen Berkin’in katilleri hala elini kolunu sallayarak gezerken, Berkay önce Metris’e sonra Silivri’ye hemen ardından da ailesinden ve ünivesitesinden 600 km uzağa, Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi’ne sürgün edildi.

KİTAP OKUMAK BİLE SUÇ SAYILDI!

“Ahdımız var” sözlerinden sonra Berkay’ın 18 Nisan, 5 Haziran ve 5 Eylül tarihlerinde görülen duruşmalarında davanın hukuki değil siyasi bir dava olduğu bir kez daha görüldü. Duruşmaya getirilmek yerine SEBGİS dayatması ile savunma hakkından mahrum bırakılan Berkay’a hakim tarafından, “Günlük hayatınızda hangi kitapları okuyorsunuz?”, “Sadece sol kitaplar mı okuyorsunuz?”, “İslami ve sağcı kitaplar da okuyor musunuz?” gibi adil yargılamanın kıyısından dahi geçmeyen sorular soruldu. Berkay, “suç” devşirme niyetine bir sosyoloji bölümü öğrencisinin yapmasının en doğal olduğu fiil ile, kitap okumak ile suçlandı!

Komiktir ki Berkay’ın davasına “delil” oluşturan kitaplar daha sonra Kırıkkale F Tipi yönetimi tarafından hapishaneye kabul edildi. Berkay, bugün Türkiye’de tutuklu bulunan 73 bin öğrenciden biri. En temel haklardan biri olmasına rağmen tutuklu öğrencilerin sınavlara girmesini engelleyen OHAL KHK’sının başkanlık süreciyle beraber yasalaşması sonucu türlü bahaneler ile tutuklanan on binlerce öğrencinin eğitim hakkı süresiz bir şekilde gasp edilmiş durumda. Berkay, sınavlarına ve belki de mezuniyet törenlerine katılacağına, “yeni Türkiye”nin yeni cezalandırma yöntemlerinden biri olan SEGBİS ile duruşmalarına katılıyor.

73 BİN ÖĞRENCİ TUTUKLU, ÜNİVERSİTELER YARI AÇIK CEZAEVİ!

15 Temmuz sonrası “milli mücadele” ve “demokrasi” naralarıyla, kendisine muhalefet eden herkesi baskı altına alma ve hatta yok etme gayreti içinde olan AKP, toplumun en dinamik kesimi olma potansiyeli taşıyan gençliği ve dolasıyla üniversiteyi de hedef tahtasına koyuyor. Bugün, Erdoğan’ın ‘Komünist gençlere eğitim hakkı tanımayacağız’ diye cüretkarca sarf ettiği sözler ve memleketin dört bir yanına dağılmış on binlerce tutuklu öğrenci, bu hedef tahtasının bir itirafı olarak tüm üniversite öğrencilerinin karşısında duruyor.

Üniversite içinden çıkacak tek bir muhalif söze dahi tahammülü olmayan AKP, her koldan bir sindirme politikası yürütüyor: Geniş çaplı tutuklama terörünün yanı sıra polis-ÖGB kuşatması, soruşturma ve cezalar silsilesi, atadıkları AKP’li rektörler ile beraber üniversitelileri bu baskılar ile sindirmeyi; özgürlük ve eylemsellik alanını daraltarak tutuklayamadıkları öğrenciler için de üniversiteleri “yarı açık cezaevine” dönüştürmeyi amaçlıyor.

“BERKAY’IN ADALET MÜCADELESİNİ YÜKSELTECEĞİZ!”

Bizler, Berkay’ı yemekhane boykotlarından, 6 Kasım YÖK karşıtı eylemlerden, anti-demokratik bir şekilde atanan rektörlere karşı yürütülen eylemlerden; Hergele’den, Ana Kapı önünden ve eşit, parasız, bilimsel ve demokratik üniversite mücadelesinin en ön saflarından tanıyoruz. Bu yüzden, yapılan hunharca saldırıların sebebini ve Berkay’ı tutuklayarak bizlere, demokratik üniversite mücadelesine ve hatta Gezi milyonlarına verilmek istenen mesajı biliyoruz. Bu mesaja İstanbul Üniversitesi’nin Turan Emeksizlerden bugüne onlarca yıllık mücadele tarihinden aldığımız inanç ve kararlılık ile cevap veriyoruz: Ne kendi kaderimizi ne de üniversitesinden alınıp dört duvarın, demir kapıların ardına koyulan Berkay gibi on binlerce öğrencinin kaderini, muktedirlerin iki dudağının arasından çıkacak söze teslim etmeyeceğiz!

Sıra arkadaşları olarak onun “Berkin” diyen sesinin dört duvarın daha “özgür” yanındaki yankıları olacak ve özgürlüğüne kavuşana dek onun “adalet” mücadelesini başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere her alanda yükselteceğiz. Vizelerine, finallerine girmesi gerektiği zamanlarda ona reva görülen bu tutsaklığın ve gördüğü işkencelerin takipçisi olacağız!

Buradan da çağrımızı yineliyoruz, Berkay ve tutuklu olan on binlerce öğrenci için 1 Kasım günü 12.30’da Çağlayan Adliyesi’nde olacağız: Özgürlüğümüz ve eğitim hakkımız için direnmekten vazgeçmeyeceğiz!

Berkay Ustabaş’a ve tüm tutuklu öğrencilere özgürlük!

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ