İmamoğlu: Madem sayıyı bu kadar az görüyorlar, kendileri neden ‘3 bin oyla kazandık’ diye açıklama yaptı?

31 Mart’ta yapılan yerel seçimde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanan Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ABD’de yüzde 1 gibi sıkıntılı oy olsa seçimin yenilenmesine gidiyorlar. 13-14 bin oy farkla kimsenin kazandım deme hakkı yoktur” ifadesine tepki gösterdi.

Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı’nı kazanan Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu ile beraber Kartal Belediyesi’ni ziyaret etti.

CHP’li Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’i tebrik eden İmamoğlu, “İnşallah Kartal’da çok değerli hizmetler yapacak. Zaten bir deneyimle buraya gelmiş olması, belediyeciliğin içinden gelerek 5 yıl hizmet ettikten sonra, süreci yönetici olarak taşıyor olması çok kıymetli. Bu bir sağlıklı yol haritası. Deneyimlerimizi paylaşacağız, birbirimizi güçlendireceğiz. İnşallah Kartal’a işbirliği yaparak nasıl hizmet yapıldığının farkını da hissettireceğiz bu 5 yılda” diye konuştu.

Adalar Belediye Başkanı seçilen Erdem Gül’ü de tebrik eden İmamoğlu, “Adalar’a gideceğiz ama yüzerek değil. Vapurumuzla gideceğiz” dedi.

’15 bin oy çok değerlidir’

Ekrem İmamoğlu, bir gazetecinin “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’ya gitmeden önce açıklama yaptı seçime ilişkin. Özellikle de İstanbul seçimini konuştu. ‘Neredeyse tamamı usulsüz’ değerlendirmesi var. Bir de sizin için ’13 bin oyla başkanlığını ilan edemez’ cümlesi var. Nasıl değerlendiriyorsunuz açıklamalarını?” sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

“Ben artık bazı açıklamaları takip bile etmiyorum. Üzülerek takip etmektense, takip etmemek daha iyi. Ama madem hatırlattınız, söyleyeyim; şu anda 15 bin oyun biraz üzerinde olan fark var. 15 bin oy, çok değerli oydur. Her oy değerlidir, bir oy bile ki Sayın Bahçeli’nin ‘Bir oyla bile seçim kazanılır, herkes takdir eder’ sözünü hatırlatıyorum. Bence deneyimli bir siyasetçinin güzel bir sözü. Bir başka yönü de şu madem bu sayıyı bu kadar yetersiz gören cümleleri kurabiliyorlar niçin o zaman 3 bin oyla ilk gece saat 22.00’de kutlama yaptılar ve sonra yanıldıklarını anladılar. Bunu da sorgulasınlar bari.”

‘Havaları bir saat falan sürdü’

Bir oyun bile önemli olduğunu, bir oyla da seçim kazanılabileceğini dile getiren İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de şu anda bile örnekleri var. Hatta buna dönük itirazlar olmasına rağmen, itirazları kabul etmeyip mazbatası verilen iller, ilçeler var. O bakımdan her oy değerlidir. Biz de bu seçimde en başta verdiğimiz sözün gereği, ‘bir oya bile sıkıntı getirtmeyeceğiz’ demiştik. Ne mutlu bize ki İstanbullunun bir oyuna bile sıkıntı getirtmeyecek tedbirler aldık.

Ben her zaman söyledim; 12 seçim yönetmiş bir siyasi deneyimim var kendi sahamda. Bunu İstanbul’a, bütün arkadaşlarımla, örgütümüzle, gönüllülerimizle, halkımızla yansıtmanın gururunu yaşıyoruz. İyi ki bu deneyimle bu sahip çıkma karakterimizle sürecin her anında var olmuşuz. Aksi takdirde olacakları tahmin bile etmek istemiyorum. Zira o gece en başta devletin ajansı olmak üzere nasıl bir oyun kurgulandığını bize hissettirdiler. Ama fazla buna fırsat vermedik. belki havaları bir saat falan sürdü. Onun dışında 3 bin oyla havalandıklarını gördük. Ama biz 15 bin oyla havalanmıyoruz, 16 milyon oyla havalanıyoruz. 16 milyon insanın oyuyla havalanıyoruz. Çünkü 16 milyon insanla kazandık, 16 milyon insanla yöneteceğiz.”

‘Oylarımıza sahip çıktık’

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘örgütlü bir suç’ olduğu yönünde değerlendirme yaptığının hatırlatılması üzerine, “Örgütlü suç tarifini bilemem ama örgütlü çalışmayı bilirim ama. Biz partimizin üyelerine örgüt deriz. Örgütlü çalışmayı iyi biliriz” dedi.

Şu anda bile binlerce insanın çuvalların başında beklediğini anlatan İmamoğlu, şöyle devam etti:

“Yine örgütlü bir biçimde bekliyorlar. En ufak bir sıkıntı gelmemesi adına bekliyorlar. Bir oya sıkıntı çıkmaması adına bekliyorlar. Hepsine minnettarım. Onlar bu sürecin, demokrasi sürecinin kahramanları. Bu bakıdan biz bunu biliyoruz ama başka bir örgütlülükten sandık kurulu başkanları vs. bunu biz bilmeyiz. Devletin bunu nasıl atadığı belli. Kaymakamları var, ilçe seçim kurulları var. Bunu araştırsınlar. Kaymakamı kim atamış, kaymakam kimi atamış o bizim işimiz değil.

Biz söz verdik, sandıkta oya sahip çıkacağız dedik ve çıktık. Sandıkta sahip çıktıktan sonra süreçte çıktık. Bugün gelinen noktada demokrasiye sahip çıkmanın sorumluluğunu üstlenmiş durumdayız. Onu da sonuna kadar sağlayacağız. Bu çalışmamız Türkiye’ye örnek olmuştur. Türkiye’yi ferahlatmıştır. ‘Evet ya oluyor, sahip çıkınca oluyormuş’ dedirttik. Seçimle ilgili bu kadar kaygı duydukları süreç yani sadece İstanbul’da mı? Kazandıkları hiçbir şehirde böyle bir kaygıları yok mu acaba diye bir de kendilerine sorsunlar.”

‘Medya halkı bilgilendirmek zorundadır’

Daha sonra düzenlediği mitingde konuşan İmamoğlu, medyaya birtakım eleştiriler yöneltti.

Medyanın adil olmadığını belirten ve buna Anadolu Ajansı’nın da (AA) dahil edilebileceğini söyleyen İmamoğlu, “Bazı iş insanları var. Onların patronluk yaptıkları kanallarda sesimin kısılmasını, babaları adına, bu ülke için çalışmış insanlar adına üzüntüyle izliyorum.  Şahenk ailesine ait NTV’yi, Demirören ailesine ait CNN Türk’ü, Ciner ailesine ait Habertürk’ü uyarıyorum. Ailelerinin bu ülkeye yaptıkları katkılara saygı duyduğum için uyarıyorum. Bu mesele İmamoğlu meselesi değildir, bu mesele memleket meselesi Rakibim adına 10 kişi konuşuyor. Hepsine söz hakkı veriyorlar. Ya kardeşim, benim de cevaplarım var. Bana yer vermiyorlar. Mesela rakibimin bana cevabını yayınlıyorlar, ama benim söylediklerimi yayınlamıyorlar” diye konuştu.