Hantaş cinayetinin tek tanığı: İkaz yapılmadan ateş açıldı

Diyarbakır’da polis kurşunuyla hayatını kaybeden Recep Hantaş olayının tek tanığı olan R.Y, serbest bırakıldı. R.Y, herhangi bir ikaz yapılmadan ateş açıldığını belirterek Valiliği yalanladı. Bu arada polislerin ifadelerine de ulaşıldı. 

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Sümerpark içerisinde 14 Nisan gecesi polislerce açılan ateş sonucu öldürülen 20 yaşındaki Recep Hantaş’ın olay anında yanında bulunan ve polislerce gözaltına alınan R.Y., alınan savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Serbest bırakıldıktan sonra babası ile birlikte yanıbaşında öldürülen Hantaş için kurulan taziyeye giden R.Y., o gece yaşananları Hantaş ailesine anlattı.

İkaz yapılmadı

Kağıt toplayıcısı olan R.Y., Hantaş’ın ailesine şunları söyledi: “Dinlenmek için parka gittik. Recep ile otururken herhangi bir ikaz yapılmadan silah sesleri geldi. Ben refleks ile oturduğumuz bankın altına uzandım. Recep de panikleyerek koştu. O arada ayağından vurularak yere düştüğünü gördüm. Ondan sonra ne olduğunu bilmiyorum. Çok fazla silah sesi geldi. Daha sonra gözaltına alındım. Ambulans geldi, ancak parka alınmadı. Recep’in cenazesi üç saat boyunca yerde kaldı.”

‘Bizden bir şey saklanıyor’

Polislerin kendilerine kardeşinin ‘yanlışlıkla öldürüldüğünü’ ifade etmelerine rağmen, Valilik tarafından yapılan açıklamada “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurulduğunun ileri sürülmesine dair konuşan ağabey Efe Hantaş ise, işlenen cinayetin üstünün kapatılmak istendiğini söyledi.

Ağabey Hantaş, Valilik açıklamasına dair şunları söyledi: “Yaşanan olayın üstünü örtme kaygısıyla yapılmış çelişkili bir açıklamadır. Kardeşimin vurulduğu yere gittim, toprak ile örtülmüş. Bizim bu iki günde yaşadıklarımız öyle Valiliğin anlattığına benzemiyor. Bizden bir şeyler saklanıyor.”

Hantaş, kardeşinin öldürülmesi olayının takipçisi olacaklarını ve hukuki mücadelelerini vereceklerini ifade etti.

Otopsi raporu çıktı

Cinayete dair hazırlanan otopsi raporunda ise, Hantaş’ın başından vurularak öldürüldüğü bilgisi yer aldı.

Hantaş’ın vücuduna 2 ateşli silah mermisi girişi, bir çıkışının bulunduğu tespitinde bulunulan raporda, ensesinin sağ tarafından giren ateşli silah mermisinin sağ göz ve burun kısmından çıktığı kaydedildi.

Hantaş’ın sağ bacak diz kısmından giren ateşli silah mermisine ait şarapnel parçası girişi bulunduğu, şarapnel parçasına ait metalin ise, karın bölgesinden çıkarıldığı belirtildi. Raporda, Hantaş’ın sağ bacak diz bölgesindeki ateşli silah girişinin elbiseden dolayı mesafesinin belirlenemediği ifade edildi. Ancak baş kısmında giren merminin hangi mesafeden ateşlenmiş olabileceğine dair görüş belirtilmekten kaçınılması ise dikkat çekti.

İşlenen cinayete dair verilen bu bilgiler doğrultusunda raporda yine “Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kubbe ve kaide kemik kırıkları ile birlikte intrakranial kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatindeyim” şeklindeki uzman görüşü yer aldı. Hantaş’tan otopsi için alınan örnekler, Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi ve Adana Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesine gönderildi.

Hantaş’ı vuran polislerin ifadelerine ulaşıldı

Recep Hantaş’ın öldürülmesi olayında, polislerin ifadeleri Diyarbakır Valiliği’nin “dur” ihtarını yalanladı. Tutuklanan polis K.B., “Maktul benim bulunduğum istikamete doğru gelirken havaya doğru ateş ettim. Yönünü değiştirmeye çalıştığında sırtı bana dönüktü, o sırada ikinci defa silahımı ateşlediğimde toz bulutunu gördüm” dedi.

Olaydan sonra Diyarbakır 2’nci Sulh Ceza Hakimliği tarafından şüpheli polislerden E.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüpheli polis K.B. ise kuvvetli suç şüphesiyle tutuklandı. Polislerin ortaya çıkan ifadeleri valiliğin açıklamasını doğrulamıyor. Valilik şahısları “maskeli” olarak tarif etse de, aile ve kağıt toplayıcılığıyla geçimini sağlayan Hantaş ve arkadaşının, soğuktan korunmak için puşi sarmış olabileceğini dile getiriliyor. Tutuklanan polis memuru da mahkemede “yüzleri sarılı bir vaziyette yüzlerini gizledikleri şeklinde anons geçildi” dedi.

Valiliğin “dur” ihtarına uymama yönündeki açıklaması şüpheli polis ifadeleriyle örtüşmüyor. Mahkemede ifade veren 2 şüpheli polis de olay yerine vardıklarında yoğun silah sesleri geldiğini ifade etti. Hantaş’ı öldürme şüphesiyle tutuklanan polis K.B. ifadesinde, Hantaş’ın kendisine doğru geldiğini, kendisinin havaya ateş ettiğini, Hantaş’ın kendini koruyarak arkasını dönerek koşmaya başladığını söyledi.

‘Genel olarak ateş ediliyordu’

Adli kontrol tedbirleri kapsamında serbest bırakılan şüpheli polis E.K.’nin de şu ifadeleri mahkeme tutanağına yansıdı: “Ben diğer şüpheli K. ile aynı ekipte çalışmaktayım. Anons gelmesi üzerine olayın olduğu yere, terör bölgesi olması nedeniyle birlikte geçtik. Daha sonraki ekipte üçüncü arkadaşımız M.’ye sen orada bekle deyip parkın içine giriş yaptık. Ben maktulün hiçbir şekilde başına ateş etmedim, sadece yakalamak için ayaklarına doğru ateş ettim. Ben elimin kanadığını, şahsın maskeli olarak koştuğunu ve yoğun olarak farklı silah sesleri geldiğini görünce maktulün eks olduğu esnada yüzünün tam olarak hangi yöne baktığını hatırlamıyorum. Diğer şüpheli K.’nin arka tarafta ateş ettiğini görmedim. Ancak genel olarak ateş ediliyordu. Maktulün arkasından gelen kişinin ateş edip etmediğini görmedim.”

‘Bilerek ateş etmedim’

Şüpheli polis E.K.’nin, “Ancak genel olarak ateş ediliyordu. Maktulün arkasından gelen kişinin ateş edip etmediğini görmedim” ifadesi, R.Y.’ye ve Hantaş’a birçok yönden ateş edildiğini gösterirken, olay sonrası tutuklanan polis memuru K.B.’nin de valiliğin açıklamasını kuşkuyla karşılanmasına neden olabilecek ifadeler kullandı. K.B. ifadesinde, “Ben TEM şubede çalışmaktayım. Yüzleri sarılı bir vaziyette iki şahsın yüzlerini gizledikleri ve ellerinde taş oldukları, şeklinde anons geçildi. Biz de iki ekip sevk ettik ancak o bölgede terör olayı olabileceğinden dolayı biz de ekiplerle birlikte geçtik. Olay yerine doğru giderken yoğun bir silah sesi duyup acaba arkadaşlarımıza mı saldırı oldu şeklinde bir an düşünüp o tarafa doğru yöneldik. Maktulün üzerime doğru yürümesi ve bomba diye bağırması üzerine benim bulunduğum istikamete doğru gelirken havaya doğru ateş ettim. Maktul ateş etmem sonucu yönünü değiştirmeye çalıştığında sırtı bana dönüktü, o sırada ikinci defa hedef göstermeksizin silahımı ateşlediğimde maktulün ayaklarının olduğu kısımda toz bulutunu gördüm. Daha sonra maktulün kontrol ettikten sonra olay esnasında kullanmış olduğum MTP-5 silahımı aynı ekipte olduğum M. isimli şahsa verdim. Ben bilerek isteyerek veya hedef gözeterek ateş etmedim.”

Mahkeme, şüpheli polislerden E. K.’yi adli kontrol tedbirleri kapsamında serbest bırakırken, diğer şüpheli polis memuru K.B.’nin “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçunu işlediğine dair kuvvetli suç varlığını gösterir somut deliller olduğu gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi.