Halkbank yöneticilerine ucuz dolar soruşturmasında takipsizlik kararı

Halk Bankası yöneticileri hakkında yürütülen soruşturmada savcı, bankanın hazırladığı rapordaki ifadelerin tümünü doğru saydı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 31 Ağustos 2018’de internet sitesinde dolar kuru 6.55 iken 3.72 seviyesinden dolar, kur 7.62 iken 4.32’den Avro satan Halk Bankası yöneticileri hakkında “bankayı zarara uğratmak” suçundan yürüttüğü soruşturmada “takipsizlik” kararı verdi.

Banka “olayın sistemsel bir hatadan kaynaklandığını, söz konusu satışların iptal edildiğini” açıklayınca Halkın Kurtuluş Partisi ve Halkevleri Genel Başkanı Dilşat Aktaş, Halk Bankası yetkilileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.

Alican Uludağ’ın Cumhuriyet’te yer alan haberine göre İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı Alim Yaşar, “bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozmak suretiyle bankayı zarara uğratmak” suçundan yürüttüğü soruşturmayı tamamladı ve Halk Bankası yetkilileri hakkında “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi. Yaşar, takipsizlik kararının gerekçesinde, “Şikâyet konu eylemlerde; bankanın herhangi bir zarara uğramamış olması, düşük döviz/altın kuru nedeniyle herhangi bir şahsın maddi menfaat elde etmemiş olması, düşük döviz/altın kuru belirlenmesinin veri sağlayıcılardan banka sistemine aktarım yapılırken sistemsel hatadan kaynaklandığı, dolayısıyla olayda suça yönelik kusur izafe edilebilecek bir durum bulunmadığından şikâyete konu olaya ilişkin kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi” dedi.

2561 işlem yapılmış

Takipsizlik kararında, şikâyetler üzerine Halk Bankası Teftiş Kurulu tarafından olaya ilişkin 28 Eylül 2018 tarihli değerlendirme raporu hazırlandığı anlatıldı. Düşük kurlar üzerinden toplam 1647 banka müşterisinin 2 bin 561 adet işlem yaptığı ifade edilen raporda “Veri sağlayıcılarından edinilen finansal verilerin banka sistemine aktarımında hata oluştu ve bu hata fark edilerek ters muhasebe yönetimiyle bankanın zarara uğraması engellendi” denildi. Raporda aynı IP’den yapılan işlemlerde dikkat çeken bir yoğunlaşmanın bulunmadığı ve olayda herhangi bir sui-stimalin bulunmadığı iddia edildi.