‘Gezi’nin şefi, reisi, talimat vereni, finansörü yoktu’

Gezi soruşturmasına tepki gösteren Taksim Dayanışması, “Gezi’nin şefi, reisi, talimat vereni, içeriden ya da dışarıdan finansörü yoktu. Gezi’yi suçla, terörle, darbeyle anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz” dedi.

Taksim Dayanışması bileşenleri, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin beş yıl sonra başlatılan soruşturmaya ilişkin dün (3 Aralık 2018 Pazartesi) İstanbul Karaköy’de bulunan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 5 yıl sonra açılan soruşturmada Taksim Dayanışması’ndan Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Ahmet Saymadi’nin yanı sıra dosyada ismi yer alan çok sayıda yurttaş İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifade vermişti.

Artı Gerçekten Rıfat Doğan’ın haberine göre; basın toplantısına Taksim Dayanışması bileşenleri, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) yanı sıra Gezi eylemleri sırasında polis tarafından atılan gaz fişeğiyle hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın anne ve babası Sami Elvan ile Gülsüm Elvan, CHP İstanbul Milletvekilleri Ali Şeker ve Gökhan Zeybek, HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

Taksim Dayanışması adına açıklamayı Mimarlar Odası ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı okudu.

‘GEZİ BU ÜLKENİN EN BARIŞÇIL VE EN KİTLESEL HAREKETİYDİ’

İktidar tarafından bir suç olarak yansıtılmaya çalışılan Gezi eylemleri için “Bu ülke tarihinin en demokratik en barışçıl en yaratıcı en katılımcı en kapsayıcı en kitlesel hareketi” diyen Yapıcı, slogan atarak, şarkı söyleyerek sokağa çıkanların, fırınından, bakkalından ve marketinden pasta, börek, pide getirenlerin, gaz fişeğinden etkilenenleri tedavi eden doktorların, iş bırakan kamu emekçilerinin, öykücü ve şairlerin, koroların, halkın tepkisini haberleştiren gazetecilerin, televizyoncuların, şehir plancılarının, işçi ve emekçilerin, çocukları için barikat kuran annelerin ve kadınların Gezi’nin renkleri olduğunu belirtti.

“Gezi Direnişi, darbe, terör, dış güçlerin, oyuncağı iddialarıyla hiçbir şekilde suç kapsamına sokulamaz, hakkında şaibe yaratılamaz” diyen Yapıcı, açıklamanın devamında bunun gerekçelerini şöyle sıraladı:

“Çünkü Gezi’de hiçbir karar kapalı kapılar ardında ve gizli kapaklı alınmadı. Hiçbir zaman ve hiçbir yerde kendinden menkul kişi ya da kurumların kararları uygulanmadı. Her ne yapılacaksa ‘bu bazen miting, bazen konser, kütüphane açılışı, revir ya da mutfak’ açık forumlarda ve oybirliğiyle ile kararlaştırıldı. Gerekli olan sembolik ihtiyaçlar katılanlar tarafından imece ile karşılandı. Yani Gezi’nin ‘şefi’, ‘reisi’, ‘yönlendiricisi’, ‘talimat vereni’ yoktu. Bu nedenlerle içeriden ya da dışarıdan ‘finansörü’ olması mümkün değildi.”

‘GEZİ’Yİ TERÖRLE VE DARBEYLE ANILAN BİR EYLEME DÖNÜŞTÜREMEZSİNİZ’

“Yargılanması gereken birileri varsa Ali İsmail, Ethem Sarısülük, Medeni Yıldırım, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Berkin Elvan ve Hasan Ferit’in ölümüne ayrıca binlerce yurttaşın yaralanlamasına neden olanlardır” diyen Yapıcı, “Tarafsızlığı çoktan tartışmalı hale gelmiş adalet aygıtının zorlanmasıyla Gezi’yi suçla terörle, darbeyle anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz” şeklinde konuştu.

Yapıcı sözlerini, “Bu ülkeye birgün demokrasi gelecekse, onca baskı ve şiddete rağmen kısamadığınız seslerin Gezi’deki yankısından, gücünden alacaktır. Ülke tarihinde bir onur sayfası olarak yer alan Gezi Direnişi’ni, bu ülkenin geleceğine sahip çıkan demokrasi ve özgürlük çığlığını karalama çabasından artık vazgeçin” diyerek bitirdi.

‘GEZİ BU ÜLKENİN ONURLU SAYFALARINDAN BİRİDİR’

Açıklamanın ardından söz alan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Gezi’nin bu ülkenin onurlu sayfalarından biri olduğunu belirterek, Gezi’nin, bu ülkenin en güzel değerlerini yaratanaların, işçilerin emekçilerin, kadınların direnişinin olduğunu vurguladı. Gezi’yi tek adamın ağzından çıkana yapılan itiraz olarak niteleyen Çerkezoğlu, Gezi’nin aydınlık geleceğin habercisi olduğunu belirtti.

KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik de hükümetin, tek adamın suç yaratmaya çalıştığına dikkat çekerek bu suç mantığının içinin boş olduğunu kaydetti. İktidarın iflas etmiş esnaf gibi eski defterleri karıştırarak suç üretmesine izin vermeyeceklerini belirten Bozgeyik, “KESK olarak dün Gezi’de söylediklerimizin ve yaptıklarımızın bugün de arkasındayız. Bundan geri adım atmayacağız” dedi.

‘İKTİDARIN GEZİ KABUSU BİTMEDİ’

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz da iktidar üzerindeki Gezi kabusunun, korkusunun 5 yıl geçmesine rağmen bitmediğini dile getirerek “Gezi tek bir kişinin finanse ettiği ve organize ettiği bir eylem değildir” ifadelerini kullandı. Koramaz, “Gezi’nin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Dönemin İstanbul Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü’nün FETÖ’den tutuklandığını hatırlatan Koramaz, “Dönemin Başbakanı bugünün Cumhurbaşkanı da o günlerde Başakşehir Stadyumu’nda Türkçe Olimpiyatları’na katılarak Pensilvanya’daki zata sevgi gösterisinden bulunuyordu” dedi.

TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman da Gezi’de yaralanan insanları tedavi eden doktorların yargılandığını oysa evrensel tıp ilkelerinin bunu gerektirdiğini dile getirdi. Adıyaman, bugün yine olsa doktorların dostlarının, yoldaşlarının ve tüm halkın yanında olmaya devam edeceğini belirtti.

Toplantıya destek veren CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker de “Milletin sabrını deneyenler, pişman oldular. Kente, özgürlüğe ve doğaya ihanet edenler insanlığı karşılarında buldular” dedi.

HDP Milletvekili Oya Ersoy ise “Gezi, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik isteyenlerin direnişidir” ifadelerini kullandı.

GÜLSÜM ELVAN: YİNE OLSA YİNE GEZİ’DE OLACAĞIM

Son sözü alan Berkin Elvan annesi Gülsüm Elvan da “Gezi sudur, ekmektir. Orası çocukların oyun alanı. Orada benim canım gitti. Ama bugün yine olsa, yine Gezi’de olacağım” dedi.