Ekvador, İMF ile kredi anlaşması kapsamında Julian Assange’ı teslim etmiş

Emperyalizmin kirli sırlarını dünyaya duyuran Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ın, 2012’den bu yana İngiltere’deki Ekvador Büyükelçiliği’nden gözaltına alınmasının arkasından IMF anlaşması çıktı.

Wikileaks’in kurucusu Julian Assange tutuklandı. Kurulduğu tarih olan 2006’dan bu yana Wikileaks, emperyalizmin sırlarını ve suçlarını açığa çıkardı.

Günümüze değin veri tabanına 1,2 milyon özel döküman aktardığı belirtilen ve bunları inceleyip haberleştiren kuruluş, bu dökümanların içersinden 90,000 tanesinin ilgili olduğu 25 Temmuz 2010 tarihinde, NATO kuvvetlerinin 2004-2009 arası Afganistan’da emir-komuta zincirinin bilgisi ve onayı dahilinde sayısız sivili katlettiği gerçeğini ‘Afghanistan War Logs’ adıyla, bir anda tüm dünyaya yayınca The Guardian, Der Spiegel ve New York Times’da yer bulan gizli gerçekler, muazzam bir sansasyon yarattı.

Irak İşgali ve sonrası, Afganistan İşgali, Guantanamo, istihbarat örgütlerinin skandalları ve ABD diplomatik belge sızıntısı gibi dünya kamuoyunu sarsan çok sayıda haberin ardından Wikileaks, emperyalizmin hedefi haline geldi.

Kısa süre içerisinde Wikileaks’in kurucusu Julian Assange hakkında, sırf yakalayabilmek adına asılsız bir cinsel taciz dosyası ortaya atıldı ve Uluslararası Tutuklama Kararı çıkarıldı.

Emperyalizmin gizli tutulan kirli gerçeklerini açığa çıkarmaya başlamasının ardından, Wikileaks’in kurucusu Julian Assange, Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği’ne sığınmıştı.

19 Haziran 2012’de sığındığı Ekvador Büyükelçiliği’nde, 16 Ağustos 2012’de aldığı siyasi mültecilik hakkı ile kalıcı olarak ikamet etmek zorunda kalan Julian Assange, aradan geçen yedi yılın ardından 11 Nisan 2019’da Ekvador Büyükelçiliği’nin içersinden gözaltına alındı.

Gözaltı işlemi sırasında Ekvador Dışişleri Bakanlığı, Julian Assange’ın 2017’de kazandığı vatandaşlık hakkının kaldırıldığını duyurdu.

Yani gözaltı ve tutuklama süreci, Ekvador hükümetinin ihaneti ve işbirliği sonucu mümkün olmuştu.
Ekvador hükümetinin ihanetinin arkasındaki kurum: IMF

2019’un başlarında, Ekvador’un eski devlet başkanı olan ve Julian Assange’a siyasi sığınma hakkını tanıyan Rafael Correa, mevcut Ekvador hükümetinin Julian Assange’ın sığınma işlemlerini yeniden incelemeye aldığını gösteren bir belge yayınladı.

1 Ocak 2012 ile 20 Eylül 2018 tarihleri arasını kapsayan belge, “Julian Assange’ın sığınma işlemlerinin yeniden incelenecek ve işlemlerin ulusal ve uluslararası hukuka uygun olup olmadığını hükmü verilecek” diyordu.

Kısacası Julian Assange’ın 11 Nisan 2019’da gözaltına alınmasını mümkün kılan, Ekvador hükümetinin geçmişte sağladığı siyasi sığınma ve vatandaşlık haklarını ilga etmesiydi.

Ancan yıllardır bu konuda baskı yapan ABD ve İngiltere’ye rağmen neden hukuki prosedür işletilerek Julian Assange şimdi gözaltına alındı?
Chevron’un ifşa edilen suçları, Ekvador’a dayatılan IMF programında: Anlaşma için Assange’ı verin!

Wikileaks işleyen sürecin farkındaydı ve bunu bizzat kendisi tüm dünyaya duyurdu.

Çünkü Ekvador, IMF ile 10 milyar dolarlık bir kredi anlaşmasına gidiyordu ve IMF, her ülkede olduğu gibi yalnızca iktisadi sömürü ve kemer sıkma uygulamalarıyla yetinmeyen, aynı zamanda siyasal taleplerini de anlaşma isteyen ülkeye dayatıyor.

Wikileaks’in yayınladığı belge, Uluslararası Para Fonu IMF’nin en büyük sermaye hissedarı olan ABD’nin, ülkenin en büyük enerji tekellerinden olan Chevron’un, Ekvador’da çevre katliamına varan suçlarını teşhir etmesi yüzünden Julian Assange’ın teslim edilmesi yönünde bir talep içerdiğini ortaya koyuyordu.
ABD, IMF gibi bir kurumu böylesine nasıl kullanabiiyor?

1944’te Bretton Woods adlı bir kasabada toplanan kapitalist dünya ülkelerinin egemenleri, daha İkinci Yeniden Paylaşım Savaşı bitmemişken yeni bir finansal dünya düzenini tasarlamaya koyulmuşlardı bile.

Bretton Woods sistemi olarak anılan bu düzenin en önemli kuruluşlarından biri de Uluslararası Para Fonu (IMF) idi.

IMF nasıl işliyor?

IMF, üye ülkelerin kuruluşa verdiği borç ile ortak ve uluslararası bir para fonunun oluşturulmasını sağlayan, böylelikle de küresel sermaye hareketlerinin, emperyalist hegemonya ölçüsünde IMF’ye borç vermiş ülkelerin çıkarlarına göre düzenlendiği bir kurum olarak ortaya çıktı.

Yani IMF’nin üç temel zorunluluk neticesinde ortaya çıktığı söylenebilir.

Birincisi, emperyalizmin temel göstergelerinden biri olan sermaye ihracının veya daha genel bir tabirle ifade edilirse sermaye hareketi ihtiyacına yanıt vermesi.

İkincisi, sermaye hareketlerinin ölçüsüz ve kontrolsüz olduğu durumlarda borç alan ülkelerde hiperenflasyon, kronik işsizlik, üretimin ve mali döngünün çökmesi gibi daha yıkıcı sonuçlara neden olmayacak kontrollü sermaye hareketlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi.

Üçüncüsü ise, ilk iki maddeye uygun olacak şekilde, sermaye ihraç ederek IMF’den borç alan ülkeleri kendisine bağımlı hale getirecek emperyalist ülkelerin hegemonik ilişkisini düzenlemesi.
Yani IMF’de hissesi (sermayesi) oranında nüfuz sahibi olan emperyalist ülkelerin, sömürü organizasyonu (IMF) içerisinde güçleri doğrultusunda hiyerarşiyi sağlaması.

Günümüzde IMF’nin en büyük hissedarları

Yılda 164 milyar dolar sermayeyi IMF’ye aktaran ve IMF sermayesinin yüzde 17,46’sına sahip olan ABD, kuruluşun en önemli sermaye giriş kaynağı olması itibariyle, IMF’nin imza atacağı anlaşmalara kendi taleplerini ve çıkarlarını dayatan maddeler eklemekten çekinmiyor ve aksi durumda IMF’ye verdiği kaynağı keserek kurumu işlevsiz kılma tehdidinde bulunuyor.

Her ülke, IMF’ye verdiği borç ölçüsünde, IMF tarafından basılan Özel Çekme Hakkı (SDR) adlı bir uluslararası rezerv elde eder. Bu para birimi, IMF içerisinde finansal işlemler için geçerli olan rezerv konumundadır. 15 Nisan 2019 tarihi itibariyle 1 SDR, 8,09 TL’ye denk geliyor.

ABD: Yüzde 17,46 pay, 82,994,200,000 SDR

Japonya: Yüzde 6,48 pay, 30,820,500,000 SDR

Çin: Yüzde 6,41 pay, 30,482,900,000 SDR

Almanya : Yüzde 5,60 pay, 26,634,400,000 SDR

Birleşik Krallık: Yüzde 4,24 pay, 20,155,100,000 SDR

Fransa: Yüzde 4,24 pay, 20,155,100,000 SDR

Kaynak: Yolculuk Gazetesi