Deniz Nazlım: Baskı ve tehditlere rağmen gazeteciliği sürdüreceğim

Hakkında gözaltı kararı çıkarılan Mezopotamya Ajansı muhabiri Deniz Nazlım, dün ifade vermeye gitmeden önce İHD’de basın toplantısı düzenledi. Bugüne kadar yaşadığı baskı ve tehditleri anlatan Nazlım, meslek ilkelerinden ödün vermeden gazetecilik yapmaya devam edeceğini söyledi. Ardından Ankara Adliyesi’ne geçen Nazlım, savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

9 Kasım Cuma sabahı Ankara’da düzenlenen ev baskınlarında Barış Akademisyeni Cenk Yiğiter ve bir üniversite öğrencisi gözaltına alınmış, 3 gün gözaltında tutulduktan sonra dün ifade için çıkarıldıkları savcılık tarafından serbest bırakılmışlardı. Aynı operasyon kapsamında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Deniz Nazlım’ın evine de baskın düzenlenmiş, Nazlım o sırada evde bulunmadığı için gözaltına alınmamıştı.

Evine baskın yapan polislerden ailesine tehdit

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre, cuma sabaha karşı Nazlım’ın evine giden polisler, evde bulunan anne ve babasını tehdit etti. Gazeteci Nazlım için “Oğlunuz yasadışı işler yapıyor” diyen polis, ailenin karşı çıkması üzerine “Bundan sonra tepenizdeyiz” tehdidinde bulundu.

Gazeteci Nazlım, 14 Ağustos 2017 tarihinde “eylem yapacak” şeklinde bir “ihbar” sonucu gözaltına alınmış ve emniyetten serbest bırakılmıştı. 24 Haziran seçimlerinden bir gün önce de Nazlım hakkında yine benzer bir “ihbar” sonucu gözaltı kararı çıkartılmış ve savcılık ifadesi ardından serbest bırakılmıştı.

‘Sıkıyönetim dönemine ait pratikler uygulanıyor’

Evrensel Gazetesi’nin aktardığına göre, Deniz Nazlım’ın savcılık ifadesi öncesi İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısına İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, HDP Adana Milletvekili Kemal Pekgöz ve Yeni Yaşam Ankara Temsilcisi Hüseyin Aykol katıldı.

İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Ankara’da bazı gazetecilere yönelik baskıların rutinleştirildiğini söyledi. Herhangi bir suçlama bulunamadığında sosyal medyada yıllar önce yapılan paylaşımların gözaltına alma gerekçesi olarak sunulduğunu belirten Türkdoğan, yasal olarak savcılığın ifadeye çağırma imkanı varken, neredeyse her durumda polisle ev baskınları yapıldığını söyledi. Deniz Nazlım’ın gizleyecek hiçbir faaliyeti olmadığını ifade eden Türkdoğan, kendisinin gazeteci olarak yaptığı her işin kamuoyu önünde olduğunu söyledi. Ayrıca savcılığın emrindeki koluk kuvvetlerini kontrol etmesi gerektiğini belirten Türkdoğan, kolluk kuvvetinin hiç kimseyi tehdit edemeyeceğini söyledi. Bunun yanı sıra gözaltına alınan kişilere, kim olduğu belirsiz insanlar tarafından “Biz devletiz, sohbet etmek istiyoruz” diyerek muhbirlik teklif edildiğini ifade eden Türkdoğan, iktidarın muhalif kesimlere yönelik bu baskılarının sıkıyönetim dönemine ait pratikler olduğunu söyledi.

‘Haber alma hakkımızı elimizden almak istiyorlar’

HDP Adana Milletvekili Kemal Pekgöz, “Az sayıda kalan muhalif basın yayın organlarına yönelik bu baskı yöntemleriyle haber alma hakkımızı elimizden almak istiyorlar. İşsizlikle tehditle gazetecilerin aileleri de baskı altına alınıyor. Eğer ortada bir suçlama varsa soruşturma, kovuşturma yapıp yargılarsınız. Ancak Türkiye’de böyle yapılmıyor. İddianamesi hazırlanmayan birçok arkadaşımız aylardır cezaevinde. Kendilerinin sonsuza kadar iktidarda kalacaklarını zannediyorlar” dedi.

‘Bedeli ne olursa olsun gazetecilik yapmaya devam edeceğiz’

Yeni Yaşam Ankara Temsilcisi Hüseyin Aykol, gazetecilere yönelik yıllardır süren baskılara dikkat çekerek, gazete bürolarının dahi bombalandığını söyledi. Bugün gazeteci arkadaşlarının da bu bedeli bilerek gazetecilik yaptığını belirten Aykol, “İktidar bilmeli ki biz dışarıda olduğumuz sürece gazetecilik yapmaya devam edeceğiz” dedi.

‘Meslek ilkelerime ihanet etmeyeceğim’

Mezopotamya Ajansı muhabiri Deniz Nazlım 5 yıldır aralıksız bir şekilde gazetecilik yaptığını belirterek, “Ben hiçbir zaman mesleğimin ilkelerine ihanet etmeden, mesleğimin dışında bir iş yapmadan gazeteciliği sürdüreceğim. Beni Ankara Emniyetinde yasa dışı sorguya tabi tutan, ajansım dışında bir yerde çalışmam için tehditlerde bulunan, Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğünde askerlik için ifadeye gittiğimde yine yasa dışı bir şekilde sorguya tutup kendini devlet üstü kişiler olarak tanıtanlara söylüyorum. Biz çalıştığımız yerin neresi olduğunun farkındayız. Biz gazeteciyiz ve toplumun haber alma hakkını sağlamaya çalışıyoruz” dedi.