Bir düzinelik çözüm – Abdullah Aysu

Altı boş, üstü hoş laflarla halkı yanıltma amaçlı sözlerin havada uçuştuğu bir dönemin içindeyiz.

Böylesi bir ortamda gerçeklerden söz etmek, dahası çözüm önermek, zamanlama olarak ne kadar doğru bilmiyorum, ama ben bugün onu yapmaya çalışacağım.

Gıda aslanın midesinde Tarımsal üretim ve ürün pazarlamasında adım adım uygulanan şirket yanlısı politikalar mutfakları yangın yerine çevirdi.

Gıda aslanın ağzında değil artık midesine inmiş vaziyette. Çiftçi üretemiyor! Çiftçinin 2002 yılında 530 milyon lira olan kredi borcu 2018’de 101 milyar liraya yükselmiş (BDKK).

Başka bir deyişle 16 yılda çiftçi borcu 190.5 kat artmış. Tarım Kredi Kooperatifleri (TKK) verilerine göre 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla ödenmeyen kredi borçları yüzünden 17 bin 721 çiftçi icralık durumda.

Bu durumdaki kredi tutarının miktarı ise 436 milyon lira. Çiftçi, TKK dışında daha pek çok özel bankalarada borçlu. Ayrıca ilaç, gübre bayilerine, sulama birliklerine ve elektrik şirketlerine de ödeyemedikleri borçları nedeniyle onbinlercesi icralık. Evet, tarımsal üretimde kullanılan girdilerin fiyatı sürekli artıyor.

Bu artışın önü alınmazsa mutfaklarda yangın sönmez. Felaket tellallığı yapmak amacıyla yazmadım bu gerçekleri(!).

Buradan çıkış yolu var, çözümsüz değiliz, demek için yazdım! Yalnız çiftçilerin üretebilmesi, mutfaklarda yangının sönebilmesi için “yerim dar demeyecek, oynayacaksınız” buyrun bir düzine çözüm:

1- Yerel tohum üretimi teşvik edilmeli. Kamu eliyle ıslahı yapılmalı. Yerel tohum ile üretim desteklenmeli.

2- Gübreyi doğal yollardan sağlamak ve kullanmak için bitkisel üretim ile hayvan yetiştirciliği bir arada yapılmalı. Hayvanın çıktısı bitkiye, bitkinin çıktısı hayvana kullanılacak biçimde politikalar kurgulanmalı ve uygulanmalı. Toprağı, suyu kirletmeyen, ürünlerde kalıntı bırakmayan, insan sağlığı için risk oluşturmayan çiftlik gübresinin yanı sıra kompost elde edilmeli, ürün üretiminde değerlendirmeli. Havadaki azotu toprağa sabitleyecek olan baklagillerin ekimi özendirilmeli.

3- Akarsular, göller ve göletler kirletilmemeli. Sulama suyu özelleştirilmemeli. Suyun yönetimi, suyu kullanacak çiftçilerin kuracakları demokratik kooperatiflere terk edilmeli.

4- Tarım toprakları amaç dışı kullanılmamalı. 1., 2., 3. sınıf tarım topraklarının amaç dışı kullanımı için Meclis’e kanun teklifi verilememeli. Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarılmamalı. İmar değişikliği yapılmamalı. Tarım toprakları korunarak kentlerin kendi havzalarında beslenebilecekleri tarım politikaları uygulanmalı.

5- Yemin doğal yollardan sağlanması için mera hayvancılığı merkezi devlet politikası haline getirilmeli.

6- Mazotta ÖTV kaldırılmalı. Mazot, ilaç, gübre, tohum, su, elektrik ve yemde KDV oranı %1’lere çekilmeli.

7- Üretici ile tüketiciyi birbirine yaklaştırma/ yakınlaştırmak için üretimden pazarlamaya zincirin halkalarına üretici ve tüketici egemen kılınmalı. Aracılar aradan çıkarılmalı. Bu amaçla kurulacak üretici ve tüketici kooperatifleri, şirketler ile rekabet edecek güce kavuşturulmalı.

8- Köylerde ortak makine parklarının kurulması için köylülerin oluşturduğu/oluşturacağı kooperatiflerine araç gereç desteği sağlanmalı. Üreticilerin ortak makina, araç gereç kullanımı teşvik edilmeli.

9- Kimyasala dayalı üretim modelinden kimyasalsız doğal modele aşamalı biçimde geçmek için çiftçiler, kimyasalsız üretime dair teorik-pratik eğitime tabi tutulmalı.

10- Ürün fiyatları maliyet+%25 kazanç+ insanca yaşam payı eklenerek şirketler çıkarına değil, üretici ve tüketiciler lehine belirlenmeli. Belirlenen fiyatların uygulanabilmesi için ürün bazında örgütlenmiş çiftçilerin hak arama örgütü sendikaları taraf kılınmalı.

11- Kamu, üretici ve tüketici lehine piyasayı düzenleyecek destekleme alım kuruluşlarını kurmalı. Üretimde piyasayı düzenleyecek girdi sağlayıcı kurumları kamu oluşturmalı.

12- Ürünler elde edildiği ilk haliyle değil, kooperatiflere ait işleme tesislerinde işlendikten sonra pazarlanmalı. Üretici katma değere, tüketici sağlıklı ve ucuz gıdaya doğrudan erişebilmeli. Bu önerilerin gerçekleştirilmesi hükümetlerin asli görevi. Yerel yönetimler de, tarımı geliştirmekle ve çiftçiyi desteklemekle yükümlü zaten. Ama!…