Auschwitz’den sağ kurtulan Bejarano: “BDS’yi destekliyorum”

Benyamin Netanyahu ve Avigdor Lieberman gibi İsrailli politikacıları “faşist” olarak tanımlayan ve İsrail hükümeti için yapılabilecek başka bir tanım bulamadığını söyleyen Bejarano, İsrail’in yaptıklarına engel olabilecek her girişimi desteklediğini, bu sebeple BDS girişimine de destek verdiğini ifade etti

 

Nazilerin Yahudi halkına uyguladığı soykırımdan sağ kurtulmayı başaran, 94 yaşındaki müzisyen Esther Bejarano, Hamburg’da yaşadığı evde Electronic Intifada sitesine verdiği mülakatta uluslararası boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırımlar hareketini desteklediğini açıkladı.

1924 yılında Almanya’nın güneybatısındaki Saarlouis kasabasında dünyaya gelen EstherBerejano, 1938 yılının Kasım ayında bu ülkede gerçekleşen ve “Kristal Gece” (Kristallnacht) olarak bilinen pogrom sonrasında ailesi tarafından, Almanya Yahudilerinin Filistin’e göç etmesi için hazırlıklar yürüten bir Siyonist eğitim merkezine kaydedildi. 3 yıl sonra merkezin öğretmenleri ve öğrencileri tutuklanarak Berlin yakınlarındaki bir toplama kampına gönderildi. Bejarano ise Polonya’da bulunan kötü şöhretli Auschwitz kampına gönderildi. Küçük yaşlarından beri müzikle ilgilenen Bejarano’nun kampta bir kadın orkestrasında yer almasına izin verildi ve bu şekilde, çok ağır koşullarda zorla çalıştırılan çok sayıdaki Yahudi’nin aksine hayatta kalabildi. Daha sonra Ravensbrück toplama kampına gönderilen Bejarano, Nisan 1945’te bir “ölüm yürüyüşünden” kaçabildi. Ancak bu süreçler içinde annesi, babası ve kız kardeşi hayatını kaybetmişti.

Müttefik güçlerin Nazileri yenilgiye uğratmasından sonra EstherBejarano, Marsilya’dan bir gemiye binerek Filistin’e gitti. Kendi anlatımına göre, beraberinde gelen Yahudilerle birlikte, Filistin’i yerli Arap nüfusla birlikte geliştirme çabalarına girişti. Ancak bu süreçte David ben Gurion ve Golda Meir gibi Siyonist liderlerle önemli görüş ayrılıkları içinde olduğunu gördü: 

Siyonistler ‘toprağın sahibi biziz’ demeye başladı. Bizim fikrimiz bu değildi.

Bir süre sonra, ailesiyle birlikte Bulgaristan’dan Filistin’e gitmiş bir Yahudi olan Nissim Bejarano’yla evlenen Esther Bejarano, eşiyle birlikte 15 yıl boyunca ülkede kaldı. Ancak her ikisi de,İsrail’in politikalarını desteklemekten uzak durdu:

Eşim ve ben, İsrail’in politikalarını destekleyemezdik. Hayat zordu, çünkü biz, Filistinlilere yapılan korkunç şeylere onay vermiyorduk. İsrail onlara karşı savaştı, Filistinlileri sürgün etti.

Çatışmalara zorla dahil edilen eşi, orduda görev yapmak istemediğini açıkladığı zaman ise hapse atıldı. Serbest bırakıldıktan sonra Bejarano çifti, İsrail’i terk etmekten başka seçenek görmüyordu. Bunun üzerine Almanya’ya gittiler ve orada kaldılar.

“Savaş yoluyla barışa ulaşamazsınız”

Esther Bejarano, Almanya’da bugün de pek çok kişinin İsrail’in politikalarına karşı çıktığını, ancak bu yüzden “anti-semitist” olarak yaftalandığını vurguladı. Hatta bir Yahudi olmasına rağmen kendisinin de aynı suçlamaya maruz kaldığını ifade etti:

Ben her zaman Filistinlilere uygulanan insanlık dışı politikalara ve savaşa karşı olduğumu söylüyorum. Savaş yoluyla barışa ulaşamazsınız. Ve ben bunları söylediğim zaman beni anti-semitist olmakla suçluyorlar.

Benyamin Netanyahu ve Avigdor Lieberman gibi İsrailli politikacıları “faşist” olarak tanımlayan ve İsrail hükümeti için yapılabilecek başka bir tanım bulamadığını söyleyen Bejarano, İsrail’in yaptıklarına engel olabilecek her girişimi desteklediğini, bu sebeple BDS girişimine de destek verdiğini ifade etti.

“Savaşı başlatan, bütün Filistinlileri ülkelerinden süren İsrail’dir”

İşgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Yahudi yerleşimcilerin orada doğmamış Amerikalılar, Ruslar, Ukraynalılar olduğunu vurgulayan ve Filistin toprağının 2 bin yıl önce orada yaşamış oldukları için Yahudilere ait olduğu düşüncesinin “hayatında duyduğu en büyük saçmalık” olduğunu söyleyen Bejarano, Batı Şeria’daki bütün yerleşimcilerin gitmesi gerektiğini savundu.

Bejarano, Gazze’deki durum, geri dönüş yürüyüşleri ve direniş hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

Gazze’deki durum gerçekten çok kötü. İnsanların orada nasıl yaşadığını ve İsrail’in onlara nasıl davrandığını görüyorsunuz. [Geri dönüş yürüyüşlerine katılanlar] keskin nişancılar tarafından vuruldu.

Bana göre Filistinlilerin İsrail’in kendilerine yaptıklarına karşı koyma hakkı var. Bu onların hakkı. Bırakalım da İsrailliler tarafından öldürülsünler mi?

‘Hamas İsrail’e roket attı, bu yüzden savaşın sorumlusu onlar’ diyorlar. Peki savaşı kim başlattı? Filistinliler değil. Savaşı başlatan, bütün Filistinlileri ülkelerinden süren İsrail’dir.

[94 yaşındaki müzisyen Esther Bejarano’nun verdiği mülakat, Electronic Intifada sitesinden Adri Nieuwhof tarafından haberleştirilmiştir. Bu yazı, Selim Sezer tarafından bdsturkiye.org için, orijinal içerikten derlenerek hazırlanmıştır.]