Açlık grevinin 43. gününde Halkın Hukuk Bürosu avukatlarına Baro Başkanlarından ziyaret

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Ankara Barosu Başkanı Av. Erinç Sağkan Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, Antalya Barosu Başkanı Av. Polat Balkan, Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan Bozkurt ve İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Av. Özgür Yılmazer Silivri’de tutuklu bulunan avukatlar Selçuk Kozağaçlı ve Behiç Aşçı’yı ziyaret ettiler.

Ziyaret sonrası Çağlayan Adliyesi’ne giden heyet, burada İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin heyetinde yer alan hakimlerin 2018/84 Esas sayılı dosyanın duruşmalarındaki tavırları sebebiyle HSK şikayetinde bulunarak bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Türkiye’de ve dünyada yargıya olan güvenin gün geçtikçe azaldığı vurgulanan basın açıklamasında Türkiye’nin Dünya Ekonomik Forumu Yargı Bağımsızlığı Raporu’nda yargı bağımsızlığı kategorisinde 140 ülke arasında 111. sırada; Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde ise 126 ülke içinde 109. sırada olduğu ifade edildi. “Bu tablonun gerçekleşmesinde payı olanlar yüzünden meslektaşlarımız Selçuk Kozağaçlı, Behiç Aşçı, Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu ve Aytaç Ünsal tam 43 gündür açlık grevinde. Hiçbir hukuk kuralına uymayan bir yargı sistemi; onların infazına çoktan başlamış, meslektaşlarımız da son çare olarak seslerini duyurabilmek için açlık grevine başlamışlardır” denilen açıklamada şu ifadeler yer verildi:

Meslektaşlarımızın yargılandıkları İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10-14 Eylül 2018 tarihlerinde görülen celselerinden sonra heyet oybirliği ile tutuklu avukatların tahliyesine karar vermiştir. Aynı heyet ne olduysa 8 saat sonra, kararından rücu etmiş ve savcılık itirazını kabul ederek meslektaşlarımız hakkında hukukumuzda yeri dahi olmayan “tutuklamaya dönük yakalama emri” çıkarmış, ardından meslektaşlarımız tutuklanmıştır. Tahliye kararını veren heyet 48 saat geçmeden dağıtılmış, 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeni bir heyet oluşturulmuştur. Bu olay açıkça doğal yargıç ilkesinin çiğnenmesinin bir örneğidir.

Yeni heyet, ikinci duruşmada da taraflı davranmış, ceza usul hukukunda yeri olmayan ve hukuk kurallarını yerle bir eden bir yargılama süreci sergilemiştir. Bu heyet, sanıkları ve avukatlarını duruşma salonundan çıkarmış, sanıkların ve avukatlarının yokluğunda tanıkları dinlemiş, açık kamu tanıklarını bile gizli tanık statüsünde değerlendirmiştir. Dosyadaki dijital deliller mahkemede tartışılmamış ve sanıklara da bu delillere dosya üzerinden erişim izni verilmemiştir.

İşte böyle bir heyet, 18 Mart’ta başlayacak duruşmaları yönetecek olan heyettir. Geçen celse aldıkları tavırlarla yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığına kara bir leke düşürmüş bu heyetten adil bir yargılama yapması beklenmemelidir. Tutuklu meslektaşlarımız da bunu beklemediklerinden seslerinin duyulması için açlık grevi yapmaktadırlar.

Uluslararası alanda giderek kaybolan Türkiye yargısına güveni sağlamak için acilen yargıda yeni bir yapılanmaya gidilmelidir. Bunun için de İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin değiştirilmesinden başlanması; biz avukatların ve baroların başta gelen talebidir. Bu gerçekleşirse,  meslektaşlarımız da açlık grevlerine son vermeyi düşünmektedirler.

HSK’ya buradan çağrımızdır: Kendinize adaletin tesisinde en küçük bir pay biçiyorsanız, 37. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini değiştirmelisiniz. Yoksa elinizde dünya yargı endeksinde en sonunculuğa doğru giden bir Türkiye ve zindanlarında açlık grevleri yapan mahkumlardan başka bir şey kalmayacaktır.

Kaynak: IZMIRBAROSU.ORG.TR